Ekim ayı içindeki muayene koşuşturmasından sonra Kasım ayı içinde şubeye gelip sülüsleri (silüs diyenler de var) teslim almamız söylenmişti. Bugün gidip sarı zarfımı, sınava gireceğim kağıdı aldım. Bir de para verdiler. 10 lira 77 kuruş. Gerçi 10, 75 verdiler. Feda olsun TSK'ya :) Sanırım verdikleri para askerlik yapacağımız yer belli olduktan sonra o şehre trenle ulaşım sağlamak içinmiş. Ne kadar doğru bilemiyorum. Yazıdan da anlaşıldı üzere hiç birşey hakkında net bilgim yok. Tek bildiğim şey artık resmi olarak asker olduğum. 1-2-3 Aralık'ta gireceğim yedek subaylık sınavlarını bekliyorum... Episode 3'de başarıyla tamamlandı...
4 Kasım 2010 Perşembe
Resmen Asker (vol. 3)
Ekim ayı içindeki muayene koşuşturmasından sonra Kasım ayı içinde şubeye gelip sülüsleri (silüs diyenler de var) teslim almamız söylenmişti. Bugün gidip sarı zarfımı, sınava gireceğim kağıdı aldım. Bir de para verdiler. 10 lira 77 kuruş. Gerçi 10, 75 verdiler. Feda olsun TSK'ya :) Sanırım verdikleri para askerlik yapacağımız yer belli olduktan sonra o şehre trenle ulaşım sağlamak içinmiş. Ne kadar doğru bilemiyorum. Yazıdan da anlaşıldı üzere hiç birşey hakkında net bilgim yok. Tek bildiğim şey artık resmi olarak asker olduğum. 1-2-3 Aralık'ta gireceğim yedek subaylık sınavlarını bekliyorum... Episode 3'de başarıyla tamamlandı...
1 Kasım 2010 Pazartesi
31 Ekim 2010 Pazar
10-11 | Beşiktaş - Sivasspor

Aslında şu iki harika fotoğrafı paylaşıp başka hiç birşey yazmamak lazım, zira bugün takım oyunu adına sahada sıfırdık. Ordinaryus profesör Guti'nin harika pası, İbrahim Üzülmez'in ender görülen isabette ortası Bobo'nun hareketlenip golü atması. Daha sonra karambolde zor bir pozisyonda Necip'in şık golü. Bu iki golden sonra kalan 60-65 dakika koca bir sinir harbi şeklinde geçti. Üstüne Perşembe günü ağır zeminde 120 dk oynanan oyunun ağırlığı binince maç taraftar adına hiç çekilmez bir hâl aldı. İkinci yarıda üstünlüğü verdiğimiz dakikalarda Necip'in gençliğine verebileceğimiz hatası eklenince 67'de Sivasspor oyunu 2-1'e getirip iyiden iyiye içinden çıkılmaz hâle soktu. Belki de 90+4'te Cihan Yılmaz topu direğe nişanlamasa Schuster'in başı çok ağrıyacaktı. Allah'a şükür gol olmadı. Ligde 3 hafta aradan sonra puanla tanıştık. 4 hafta sonra 3 puan aldık. Hafta içinde Porto maçı var. Quaresma yetişemeyecek deniliyor. Zaten yetişebilecek durumda olsa bile riske edilmemesi taraftarıyım. İnönü'deki yenilgiden sonra rakibimiz Rapid Wien şekline girdi. Deplasmandan çıkarılacak 1 puan harika olur ama önemli olan sakatlık yaşamamamız...dipnot: Guti'nin Souleymane Keita taklidi değme aktörlere taş çıkarır nitelikteydi. Guti'yi futbolu bıraktıktan sonra sinema endüstrisinde görebiliriz :)
30 Ekim 2010 Cumartesi
Allen Iverson Beşiktaş'ta

Kolay değil 80'lerin sonu 90'ların başında basketbol oynayıp tüm guard'lara ilham kaynağı olmak. Onu Akatlar'da görene kadar hâla şaka gibi gelecek. Ama resmi sitenin de dediği gibi; "Rüya Değil, Gerçek. Allen Iverson Beşiktaş'ta" Daha fazla uzatmaya, laf söz kalabalığı yapmaya gerek yok. Bu transferde en ufak da olsa kimin emeği geçtiyse Allah binlerce kez razı olsun...
29 Ekim 2010 Cuma
Gruplar Belli Oldu
28 Ekim 2010 Perşembe
10-11 | Beşiktaş - Mersin İdman Yurdu
Öğlen yazdığım yazıda bugünkü kupa maçından başlamak üzere Cenk Gönen kaleye geçsin artık demiştim. Kadroda bile yoktu. Sanırım birilerinin tavuğuna kışt dedi. Başka bir açıklama gelmiyor aklıma. FM gibi maç oldu. Hani 70 şut çekip rakibin 1 şutta kaldığı ama maçın berabere bittiği maçlar. Yapımcılara sövdüğümüz maçlar... Holosko+Nihat+Tabata'nın iq'larını toplasan muhtemelen üç basamaklı sayıları göremezler. Fatih Tekke sevindirdi, oynadıkça daha iyi olacak. Guti'nin golden sonra "eaaahh 2. lig takımına 100 dakika gol atamadık, bi de buna mı sevineceğim" şeklindeki yüz ifadesi gecenin özetiydi. 100. dakikada gelen golden sonra zaten rakip dağıldı. Bobo da 2 gol daha atarak hem skoru 3-0'a getirdi hem de bu sezon kendisinin 10. golünü attı. Hilbert, Ersan, Onur sivrilen isimlerdi.
Devre arasına kadar anlaşılan kör topal gideceğiz. Nihat-Tabata-Holosko üçe beşe bakılmadan gönderilmeli, hızlı ve "zeki" bir forvet bir de yedek sol-sağ açık alınmalı. 2. devreden itibaren de seneye başarılı olacak takımın temelleri atılmalı. Yıllardır takım öyle bir çöplüğe dönmüş ki Guti ve Quaresma gibi iki yıldız Hilbert gibi gayet geçerli bir kanat adamı bile takımın belini doğrultamıyor. Daha kat etmemiz gereken çok yol var. Gözler şimdi yarın yapılacak kura çekiminde. Bucaspor veya Karşıyaka'yı çekerek İzmir'e gelseler ne şık olur...
Cenk Gönen ve Forması

Bilenler bilir nacizhane kendi çapımda bir Beşiktaş koleksiyonum var. Bu hobiye başlamadan önce dikkatimi çok çekmese de şu anlarda oldukça büyük bir engel var karşımda. Hemen hemen yerlerde sürünmekte olan Beşiktaş pazarlama departmanı yanlış bilmiyorsam 100. yıldan sonra kaleci formalarını hiç satışa sürmedi. Ve yine 101. yıldan itibaren de kırmızı forma özlemimiz sürüyor. Sezonun 2. yarsının başında çıkacak olan 4. forma federasyon kataloglarına göre gri renkte olacak. Bu da demektir ki kırmızı forma özlemi 7-8 yılı bulacak. Tüm bunlara rağmen Hakan Arıkan'ı işin içine pek katmak istemesem de kırmızı forma kaleci forması olarak çıktı ve şu anda mevcut Beşiktaşlılar içinde kaleye geçilmesi istenen Cenk Gönen'e de çok yakışmakta. Bugünkü kupa maçından itibaren kalede Cenk Gönen'i, Kartal Yuvaları'nda da kaleci formalarını görmek istiyoruz.dipnot: Bu sezonki kaleci formalarına bir şekilde ulaşmamı sağlayabilecek biri varsa lütfen not bıraksın ve dilediği şeyi istesin...
25 Ekim 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





