damak tadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
damak tadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2011 Cumartesi

Likörlü Romlu Kahve


Diyete yine yeni yeniden deyip başladık ama baltaları gömdüğümüz yeri elbet unutmadık. Şu sıcak yaz günlerinde iç serinleten bir tarif daha.

Malzemeler :

Hare Muz Likörü (2 shot)
Malibu Rom (1 shot)
Filtre Kahve
Taze Nane Yaprağı
Buzdolabı
Buzluk

Muz likörünü ve malibu'muzu buzluğa koyup donma seviyesine gelmeden çıkarıyoruz. Maksat amaç soğukluğu sağlayabilmek. Taze nane yapraklarımızı buzlukların içine koyup buzdolabına atıyoruz. Naneler buzun içine hapsoluyor. Filtre kahvemizi tercihe göre sıcak ya da soğuk yaptıktan sonra buzluktan çıkardığımız likörü, romu ve nane yapraklı buzları kahvemize ekliyoruz. Kısa zamanda yapılabilecek güzel bir içki olduğu kanısındayım. Afiyet olsun.


10 Temmuz 2010 Cumartesi

Yaz İçkisi :)

Blog yazmaya başladığımdan beri yazdığım en saçma başlık olabilir. Tarifi ben de bir internet sitesinde bulduğum için ve verilebilecek bir isim olmadığı için böyle bir başlık attım :) Şimdi efendim malum yaz sıcakları. En güzel giden içecekler buz gibi su, buz gibi limonata ve buz gibi birayla sınırlı. Kare as'ı bulduğum ve denediğim kokteyl tarifiyle tamamladığımı düşünüyorum.

Malzemeler;

İki tatlı kaşığı nescafe
Fo ya da Eastnbull marka Pina Colada kokteyli
Muz likörü
Soğuk süt

Uzun bir bardağa nescafeyi koyup eritmek için az miktarda kaynar su koyup karıştırıyoruz. Kahve eridikten sonra 1-2 parmak kadar soğuk su koyuyoruz. Daha sonra Kipa, Tansaş tarzı yerlerden bulabileceğiniz pina colada kokteylinden 1 fincan ekliyoruz. Bardağın kalan kısmından 1 parmak kalacak kadar soğuk süt ve kalan kısmına da muz likörünü koyup karıştırıyoruz. 3-4 tane buz atıp servise hazır hale getiriyoruz. Afiyet olsun...

edit : Blog okuyucularından Serenat'la tartışırken şu anda aklımıza geldi, yazıya bi dipnot düşeyim dedim. Muz likörü yerine nane likörü alınıp üzerine taze nane yaprağı konup da gayet geçerli bi içecek elde edilebilir diye düşünüyoruz. Damak tadı sizin...

20 Nisan 2010 Salı

Leader Ramen

Tansaş'ta fıldır fıldır noodle aradığımı ve mahalle bakkalı mantığıyle çalışan Tansaş'ın her seferinde 2şer 3er tane getirdiği noodle'ların hemen bittiğini ve uzun süre gelmediğini daha önceden belirtmiştim. Bu sefer şansımı Migros'ta denedim. Raflarda yine en sote yerde dizilmişlerdi, 3 paket aldım. Yanlarında da ilk defa gördüğüm Leader Ramen marka mantarlı, tavuklu, acılı çeşitleri olan yeni, en azından benim için yeni bir noodle gördüm. Cup'ın içinde. Paketi aç, içindeki sosu üzerine boşalt, kaynar suyu ekle, 3 dakika bekle ve noodle hazır. Böyle pratik şeyler aç olduğunuz anlarda çok iş görebiliyor. Şu ana kadar sadece mantarlısını denedim, üzerine 2 dilim de peynir erittim oldukça başarılı oldu. Duyduğuma göre Carrefour'larda da uzun süredir satılmaktaymış. Denk gelirseniz bi denemenizi tavsiye edebilirim. Afiyet olsun...

31 Mart 2010 Çarşamba

Knorr Çabuk Çorba

Noodle bulma ümidiyle gittiğim Tansaş'ta farklı bir tad daha keşfettim. Knorr çabuk çorba olayına 2 yeni tad eklenmiş. Bi tanesi peynirli ve makarnalı, diğeri domates, mozarella ve makarnalı. Ben peynir ve makarnalı olanını denedim. Yapılışını anlatmıyorum zira paketin arkasında "cooking soup for dummies" kıvamında bi açıklaması mevcut. Tadı çok çok güzeldi, bundan sonra favorim bile olabilir. Ki genelde Knorr'un çabuk çorbalarına mesafeli duran biriyimdir. Beni bile kararımdan döndürdü. Mozarella'lı olanı da denemek lazım. Bu arada Tansaş'ı bakkal mantığıyla yöneten ve her seferinde 5'er tane noodle getiren yönetici zihniyetine de koca bi oha diyorum... Afiyet olsun...

6 Mart 2010 Cumartesi

Sporda 4. Ay Sonu

3. ay sonunda olmasa da 4. ay sonunda istediğim kiloya ulaştım. 4 ay önce bu kilo benim için kaf dağının ardında, whopper cheese menünün arasındaydı. Özellikle son 1 ay finaller derken, kıçım başım ağrıyor derken baya bi kaytarmıştım. Buna rağmen tartıya çıktığımda 6-7 yıllık bi aradan sonra ilk defa boyumun altında kilom olduğunu gördüm. 1.81 boy - 80 kilo. İnanılmaz huzurluyum ve bu kilo beni daha da motive etti. Sporda hâla kardiyoya 45-50 dakikamı ayırıyorum. Bir gün abartılı yersem ertesi gün öğle yemeğini salatayla, akşam yemeğini hafif birşeyle geçiştirmeye dikkat ediyorum. Damak tadı etiketinden gördüğünüz gibi yeni tadlar peşinde de koşmaya devam ediyorum... Bir zamanlar 38 beden kot giyiyormuşum, 2-3 gün önce kot almaya gittiğimde 32 beden aldım ve çıktım. Bunlar bile götümden akan terleri kutsal kılıyor. 2-3 aylık bir sürem daha kaldı yaza, ağırlıklar biraz daha artsın. Yaz başı apaçi stili sırtı oyuk D&G beyaz atletler alınsın, atletlerin fiyatının 10 lirayı geçmemesine dikkat edilsin, koca tokalı kemerler alınsın, pantalonun paçaları çizme şeklindeki spor ayakkabının içine sokulsun. Bu yaz da böyle geçsin...

3 Mart 2010 Çarşamba

Swetee Kurabiye

Tansaş'ta gördüm, merak ettim, aldım. Fiyatı 2.65 gibi birşeydi yanılmıyorsam. Tadı oldukça tatmin edici. Fiyatı da oldukça uygun, gözden çıkarılabilecek bir meblağ. Tansaş'larda ekmeklerin olduğu kısımda denk geldim ben. Almak isterseniz o taraflara bakının bi. Sütle muazzam bir ikili oluyor, şiddetle tavsiye ediyorum.

Afiyet olsun..

10 Şubat 2010 Çarşamba

Mc Donald's Ads.

Kim ne derse desin Mc. Donald's bu işi biliyor. 1993'teki Superbowl maçının devre arasında dönemin efsane basketbolcuları Larry Bird ve Michael Jordan'ı kullanarak harika bir reklam yapmışlardı. Bu sezon için LeBron James'in Mc. Donald's ile sponsorluk anlaşması imzaladığı basına yansıyınca herkes LeBron'un reklamdaki rolünü ve reklamın detaylarını merak ediyordu. Bu seneki Indianapolis Colts ve New Orleans Saints arasındaki Superbowl'un devre arasında reklamı yayınlayarak yine turnayı gözünden vurdular. Zira karşılaşmadan sonra açıklanan rakamlar sadece Amerika'da ekran başında 106,5 milyon kişinin maçı takip ettiğini söylüyordu. Adamlar ürünü pazarlamayı biliyor. Bakalım BK bu atağa nasıl bir cevap verecek..? İşte söz konusu reklamlar;




1993 - Larry Bird vs Michael Jordan



2010 - LeBron James vs Dwight Howard

9 Şubat 2010 Salı

Mix Kraker


Biri hariç sevdiğim tüm kraker türleri bir pakette. Ah bir de ETİ'nin pizza kraker'i de olsaydı tam yeme de yanında yat modeli olacaktı. Markette orda burda görürseniz alın, sütle, çayla, kahveyle falan iyi gidiyor. Afiyet olsun...

2 Şubat 2010 Salı

Brew Dog Beer

İskoç'ların bira fabrikası, Tactical Nuclear Penguin adını verdiklieri %32 alkol içeren birayı piyasaya sürdü. Evet yanlış okumadınız. %32. Hani şu bizim hanım kızlarımızda bir şişe Efes Pilsen'in %6'lık alkolüyle ya da, Efes Extra'nın %8'lik alkolüyle kafa bulma potansiyeli var ya bu birayı içerlerse yaşayacakları kafayı düşünemiyorum. Bu arada şirket daha önce de %18.2'lik oranıyla Tokyo adını verdikleri bir bira daha çıkarmışlar ve devletin engeline takılmışladı. Firma da tepki olarak daha yumuşak içimli bir bira üretip adını da Nanny State koymuştu. Biranın 1 şişesi 30 £, yaklaşık 75 liraya satılacak ve şişenin üzerindeki uyarıda da şirket müdürü James Watt'ın söylediğine göre "Bu son derece sert bir biradır, az miktarlarda, aristokrat bir adamsendecilik ruh haliyle tadına varılması gerekir. Halis bir viski içerken, Frank Zappa albümü dinlerken ya da güler yüzlü ama aynı zamanda sıkıntılı bir hayaletin ziyaretinden nasıl haz alıyorsanız bu biradan da öyle haz almanız gerekir." yazısı bulunacak. Son olarak; keşke Türkiye sınırları dahilinde de (bu hükümetle ha?) çıksa da ben de deneme fırsatı bulsam diyerek yazıyı noktalıyorum...

17 Ocak 2010 Pazar

Tavuklu Sebzeli Noodle

Dana etli noodle denememden sonra tavuklu sebzeli noodle yaptım. Bu sefer lahana, yeşil biber, havuç gibi sebzeler yerine sadece kırmızı dolmalık biber kullanarak, tavuk göğsü koyarak ve kesinlikle soya sosunu unutmayarak güzel bi tad ortaya çıkarmaya çalıştım. Bence gayet de başarılı oldu. Damak tadıma güvenen bi insan olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki; soya sosu yemeğe gerçekten harika bi tad katıyor. Yalnız unutmamanız gereken birşey var. Soya sosu oldukça tuzlu bir sos olduğundan noodle'a, ya da içine katacağınız yemeğe yapım aşamasında mümkün olduğunca az tuz koyarsanız sizin için iyi olur...

15 Ocak 2010 Cuma

After Eight Thin Chocolate Mints

Son keşfim. Nestle'den orgazmik bi tad. After Eight - Thin Chocolate Mints adından da anlaşılacağı gibi içerisinde incecik bi nane tabakası var. Çikolata zaten benim için yendikçe yenilesi bişeydir. Bi de içinde nane ferahlığı olunca insan "hadi bi tane daha", "hadi bi tane daha" dememek için kendini zor tutuyor. Türk kahvesi, Hare Kremalı ve Türk Kahveli Likör, After Eight üçlüsü en az MAF kadar iddialı oluyor. Sanırım duty-free'lerde bulunabiliyor. Tansaş - Migros tarzı yerlerde denk gelmedim. Eğer oralarda da varsa evdeki paketi gönül rahatlığıyla bitirebilirim. Gören, duyan varsa yorumlarda ses ederse sevinirim. Afiyer olsun...

17 Aralık 2009 Perşembe

Cheetos Sweetos

Tansaş'larda ufak paketler halinde satılıyor. 4'üncü yiyişim falan. Her seferinde tadı damağımda kalıyor. Sanırım daha deneme aşamasındalar, ufak paketlerde satılıyor. Buradan yetkililere sesleniyorum, denedik, beğendik. Artık şunun jumbo boyunu yapın. Süpermarketlerde denk gelirseniz mutlaka deneyin, 50 kuruş bişey zaten.

Afiyet olsun...

16 Aralık 2009 Çarşamba

Dana Etli Noodle

Çin mutfağını sevdiğimi bilenler bilir. Size son keşfim dana etli noodle yapımını anlatmak istiyorum.

Kipa/Tansaş tarzı yerlerde makarna reyonunda kenarda köşede bulunan noodle alınır. Su tencerede kaynatılır, tuz koyulmamasına özen gösterilir. Noodle'lar yapışmasın diye suya az biraz yağ damlatılır. Su kaynadıktan sonra noodle'lar içine atılıp 3 dakika haşlanılır. Haşlanan noodle'lar süzülüp bi köşeye konur. Daha önce marketten aldığımız dana etleri ince ince doğranıp, 1 su bardağı kızgın yağın içine atılıp çiğliği gidinceye kadar kavrulur. Etler kavrulduktan sonra kevgire konulup yağı süzülür. Ayrı bi yerde jülyen usulü doğradığımız havuç, kırmızı biber, yeşil biber, lahana, soya filizi 3 kaşık yağ ile birlikte wok'un içinde sotelenir. İçine, haşladığımız noodle'lar ve dana etleri koyulup 5 kaşık soya sosusyla birlikte karıştırılır. 1 dakika karıştırıldıktan sonra servis edilir.

Kullanılan Malzemeler;

1 paket noodle
350 gr dana eti (sinirsiz)
2'şer tane kırmızı biber ve yeşil biber
1 tane büyük havuç
1 komposto kasesi kadar lahane
1 demet soya filizi
1 bardak mısırözü yağı
5 kaşık soya sosu

Afiyet olsun...

7 Aralık 2009 Pazartesi

Maradó

Meksikalı bi bira şirketi Diego Maradona'dan esinlenerek "10 Maradó" diye bi bira imal etmiş. Cerveceria Revolucion adında Guadalajara'da kurulu olan şirket spor başta olmak üzere kendi alanlarında ün kazanmış isimlerle ilgili biralar da üretmek için kolları sıvamış. Ayrıca şirket şu anda sadece Meksika'da satışı yapılan ürün için D10S'u arayıp ürünü Arjantin pazarına da sokmak için fikir almış. Bi bira manyağı olarak Türkiye'de olsa da içsem diyorum. İmkansız bi olay. Belki günün birinde Güney Amerika'ya gidip yerinde içmek nasip olur...

9 Kasım 2009 Pazartesi

Hare - Kremalı Türk Kahveli

Daha önceden damak tadına ve alkol kültürüne güvendiğim kişilerin tavsiyesiyle Mey İçki yapımı Hare Likörleri'nin "beyaz çikolatalı mocha kahve", "caramel macchiato kahve" ve meyveli likörler serisinden "muz aromalı" çeşidini denemiştim. Yine bi tavsiye sayesinde gidip "kremalı Türk kahveli" versiyonunu aldım. Muzlu olanı "bananapower" diye tabir edilen şekilde içmiştim. Diğer kahveli versiyonlarını da pc yanına koyup nette dolaşırken, oyun oynarken sek modunda hüpletmiştim. Kremalı Türk kahveli versiyonunu ise üzerinde yazan tavsiyeye uyarak sıcak kahve + likör modunda uyguladım. Bu satırları yazarken bi yandan da o enfes kahveyi yudumluyorum. Bailey's in fiyat olarak sapıttığı yalnız ve güzel ülkemizde yarı fiyatına alınıp tadı çıkarılası bi likör olmuş. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Yarasın...

8 Kasım 2009 Pazar

Peyman Çitliyo ve Ercan Taner

Uzun zamandır raflarda görüp almaya üşeniyordum. Tansaş'ta 4'lü paketi varmış, aldım eve geldim. En çok acılı olan cinsini merak ediyordum. Çiğdem çitlemek zaten başlı başına bi hastalıktır, bi de benim baharata ve özellikle acıya olan düşkünlüğüm Çitliyo Taco'yla birleşince dayanılmaz bi hal aldı. Dün Atletico Madrid - Real Madrid maçını izlerken 1 paketi bitirmişim. Normal çiğdem dudakta bi uyuşukluk bırakır, bu ise uyuşukluğun üstüne bi de yanma hissi bırakıyor. Süper.

O değil de dün Real Madrid fena sündürdü Atletico'yu. Madrid'in Atletico cephesinde Sinyor Terim adı geçiyordu, o da menajer şişirmesiymiş. Bodrum'da keyif yapıyodur şimdi Sinyor. Ercan Taner'in Lassana Diarra'ya "Laaaaağğğssss" demesine ise çok pis takmış durumdayım. Bi de dikkat ettikçe daha çok söylüyor gibi geldi. İlgimi tekrar çiğdeme verdim. Bi ara tuvalete gittim, geldim. Ercan Taner yırtınıyor Real Madrid 10 kişi diye. Sergio Ramos kırmızı görmüş. Göremedim tabi. 80'de kapadım televizyonu odama geçicem. Daha koridordayken babamın odadan Ercan Taner'in ve Forlaaaaannn sesi geldi. Golü izledim, odama geçip PC'nin başına oturdum. Bi bağırış daha. "Çok güzel bi derbi olacak şu 10 dakikada." Sonraki bağırışmalara ise kafamı takmayıp FM oynamaya devam ettim. Atletico Madrid'in bi tane golü de uzatmalarda sayılmamış heralde. Barcelona'nın güle oynaya kazandığı haftada Real Madrid'in kazanması da 29 Kasım'daki El Classico'nun heyecanını düşürmemek adına güzel oldu...

Çiğdemi ise mutlaka deneyin. Afiyetler ola...

5 Kasım 2009 Perşembe

Sporda 1. Ay

Kinder süt dilimi yazısının üstüne biraz garip kaçacak ama bugün spora başlayalı tam 1 ay oldu. 1 ay boyunca yapılan düzenli beslenme ve yağ yakma üzerine yapılan bi spor programıyla birlikte yapılan 2 BK kaçamağı ve 2 Susuz Dede Parkı alkolikler buluşması... Bi de az buçuk tadımlık cips falan işte. Kola yok, ekmek minimumda. Zaten şeker 3 yıldır kullanmıyorum. Tuz da yemeğe koyulan dışında kullanmam. Verilen emeğin karşılıksız kalmadığını görmek güzel. 1 ayda verilen 5 kilo sonrası surattaki mutluluk ifadesi ve girilemeyen kotlara, tişörtlere girmek paha biçilemez. Şu ana kadar nazar deymesin oldukça istikrarlı bi şekilde devam ediyorum. Yaz başına kadar böyle devam edersem çok güzel olur. 1 ayda 5 kilo sonrası kalan kilo ve süre olayı ; 2 ayda 5 kilo. 2 ayda 5 kilo daha verirsem hedeflediğim kiloya inmiş olacağım. 3. ay sonrası da artık sıkılaşmaya yönelik çalışmalar ve yaza hazırlık evresi. Mutlu, huzurlu ve gururluyum :)

4 Kasım 2009 Çarşamba

Kinder Süt Dilimi

Ne zamandır denemek isteyip bulamıyordum. Bugün Tansaş'a Lipton Earl Grey almak için girdiğimde haftanın fırsat ürünü kısmında gördüm. Bi an önce kasaya gidip parasını ödeyip denemek için can attım. Dışarıda deli gibi yağmur yağması vesilesiyle arabaya bindikten sonra açtım paketi ve yolda yemeye başladım. Eve nasıl geldim, hangi ara direksiyon çevirdim bilemiyorum. Bu kadar güzel bi tad olamaz. Çevrenizde varsa, denk gelirseniz mutlaka deneyin...

Bi de hemen hemen aynı model Kinder Pingui vardı yanında. Onu da bilahare denemek lazım. Afiyet olsun...

24 Ekim 2009 Cumartesi

Boyoz - Yumurta

Son 1 aydır spor dolayısıyla yememe içmeme dikkat ediyorum. Bu geceki geleneksel TD-Göztepe cephesi buluşmasında biraları mideye indirmemek için kendimi zor tuttum. 1 birayla geceyi savuşturup metroyla eve dönerken midemin kazındığını hissettim. Ve her İzmirli'nin gecenin bi yarısı can simidi olan boyoz'a sarıldım. Bira'dan kaçarken boyoz'a tutuldum. Bu kötü oldu. Pişman mıyım? Hayır. Yine olsa yine yer miyim? Kesinlikle evet. Bornova Migros köşesi Boyozcu Hüseyin Abi'yi İzmir boyoz aleminde Kıbrıs Şehitleri Caddesi sonundaki Dostlar Fırını'ndaki boyozlarla birlikte ilk sıraya koyarım.

Boyozcuğum, hayat sensin
Dünyam sensin, herşey sensin.
Gelecekse tüm kilolar,
Biz hazırız senden gelsin.
Bu sevdadan vazgeçersek
Allah belamızı versin...

Ooooo boyoz
Haydi bastır boyoz
Ölümüne boyoz
Boyoz gol, gol, gol
Boyoz gol, gol, gol...

22 Ekim 2009 Perşembe

Windows 7 Whopper

Japonya'daki Burger King'lerde Windows 7'nin çıkması sebebiyle 1 hafta satışta kalacakmış. Hem Windows adına hem Burger King adına güzel bir pazarlama stratejisi. Türkiye'de olsa rejime falan bakmayıp bi tane indiririm mideye. Gün içerisinde ilk 30 müşteriye yaklaşık 12 Lira (777 yen), diğer müşterilere yaklaşık 23 Lira (1450 Yen) civarında bir ücretle satılacakmış. Yalnız şöyle sorunlar da olabilir; Türkiye'de bilişim sektörüne verilen değer ortada. Herşeyde bi korsan kovalama çabası -ki hiç tarzım değildir- BK'e gidip bu whopper'ı da korsan kovalayanlar, crack'ini arayanlar olabilir. Aman dikkat diyeyim.

Afiyet olsun efenim...