Korkmayın, spoiler falan vermeyeceğim :) O kadar insafsız değilim. Sezon 5 başladı, bilmeyenlerin haberi olsun, haberi olanların da Dexter haftaları kutlu olsun. Allah Michael C. Hall'a sağlık versin. En son böyle bi performans sanırım Batman: Dark Knight'da görmüştüm. İzleyenler hangi sahneden bahsettiğimi anlayacaktır, izlemeyenler de bi an önce izlesin de şifreli şifreli yazmak zorunda kalmayayım. İyi seyirler tekrardan...
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Eylül 2010 Salı
Dexter Season 5
Korkmayın, spoiler falan vermeyeceğim :) O kadar insafsız değilim. Sezon 5 başladı, bilmeyenlerin haberi olsun, haberi olanların da Dexter haftaları kutlu olsun. Allah Michael C. Hall'a sağlık versin. En son böyle bi performans sanırım Batman: Dark Knight'da görmüştüm. İzleyenler hangi sahneden bahsettiğimi anlayacaktır, izlemeyenler de bi an önce izlesin de şifreli şifreli yazmak zorunda kalmayayım. İyi seyirler tekrardan...
3 Ağustos 2010 Salı
Californication
Okulun bitmesi, sıcaklar dolayısıyla eve kapanma ve final dönemi bu sıcak yaz günleri için biriktirilen dizilerin, filmlerin birer birer aradan çıkarılması... Final döneminde Mete'nin önerisiyle indirmiştim. Diziye geçen hafta başladım. 12'şer bölümden 3 sezon bitmiş durumda. Bölümler ~28 dakika. Senaryo; yazdığı kitapla büyük bir başarı yakalamış ama şimdilerde yazma konusunda ciddi bir tıkanma yaşayan yazar Hank Moody'nin etrafında dönüyor. Yazdığı kitabın filme çekilmesi için Los Angeles'a taşınan yazarın hayatı eski karısı ve kızının da Los Angeles'da olması nedeniyle iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Eski eş-alkol-uyuşturucu-kadınlar dörtgeninde geçen dizinin 4. sezonunun 10 Ocak 2011'de başlaması bekleniyor.dipnot : Hastanız Pamela Adlon (Marcy Runkle)
5 Haziran 2010 Cumartesi
The Lost Room
Final haftası saçma şeyler yapmak adettendir. Ben de üniversitenin son yılının son final döneminde bu adeti devam ettirmek adına 6 bölümlük mini bir dizi olan The Lost Room'u izleyeyim dedim. Her gün 2'şer doz alarak 3 günde diziyi bitirdim. Diziden kısaca bahsetmek gerekirse; 60'lı yıllarda bir motelin odasında garip olaylar oluyor. Bu olaylar sonucunda odadaki eşyalara değişik güçler yükleniyor. Bu eşyalardan herhangi birine sahip olan insan değişik güçlerin de sahibi oluyor. Günlerden bir gün o motel odasındaki eşyalardan birine bir polis sahip oluyor ve olaylar gelişiyor... Daha önce Austin Powers'dan ve Hitler: Rise of Evil'dan aşina olduğumuz Julianna Marguiles de Peter Krause ile başrolde. Öyle çerez niyetine bir dizi isteyene şiddetle tavsiye ediyorum. İzleyin, pişman kalmayacaksınız. İyi seyirler...http://www.imdb.com/title/tt0830361/
15 Mayıs 2010 Cumartesi
Two and a Half Men
Samuray'ın aylar önce "mutlaka izle" önerisi altında verdiği dizide açıkçası Amerika'da 7. sezonun oynanıyor olmasından dolayı gözüp korkmuş ve izlemeyi ertelemiştim. Bundan yaklaşık 1-2 ay önce ise boş bir anımda izlemeye başladım ve dizi su gibi 3'er 4'er bölüm akıp gitmeye başladı. Dizide Charlie Harper rolünü oynayan Charlie Sheen'i zaten oldum olası sevmişimdir. Üstüne bir de dizinin ilk 2 sezonunda Jake Harper rolünü üstlenen Angus Jones'un sevimliliği eklenince zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Charlie Harper'ın evine tabir-i caizse "çöken" küçük kardeş Alan Harper (Jon Cryer) ise yüzsüzlükleriyle insana yok artık bu kadar da olmaz dedirtiyor. Her sezon 24'er bölüm ve 20'şer dakikalık halde yayınlanıyor. Bu da her sitcom'da olduğu gibi seyirciyi baymadığı gibi dizinin tadını damakta bırakıyor. An itibariyle 41 farklı ülke televizyonunda yayınlanan dizide Charlie Sheen'in bölüm başına 825,000 $ aldığını ve bu sezon sonunda anlaşması bittiğini, CBS yöneticilerinin yaptığı bölüm başına 1,000,000 $ teklifini ise ücreti düşük bulduğu için red ettiğini belirtelim. Eğer bir anlaşma sağlanamazsa son zamanlardaki dizi lanetim devam edecek ve Two and a Half Men de 7. sezon sonunda ekrana veda edecek gibi duruyor.dipnot: diğer dizi lanetlerim için; Dexter'da Dexter Morgan'ı oynayan Micheal Carlisle Hall'un kanser olması, Spartacus : Blood and Sand'de Spartacus'u oynayan Andy Whitfield'in kanser olması, Flashforward'ın "V" ile girdiği rating yarışmasında geride kaldığı için kanal yapımcıları tarafından sözleşme uzatılmayacağı ve dizinin 1. sezon sonunda bitirileceği gibi bir çok lanet...
14 Mayıs 2010 Cuma
Dilbert
Kimi zaman eski oyunları yükleyip 1-2 kere oynamayı, çocukluğuma dönmeyi, nostalji yapmayı severim. World Cup 98, Cadillacs&Dinasours, Goal 3 gibi oyunların setup'ları hala bilgisayarımda durur. İşte yine öyle bir nostalji gününde aklıma "Dilbert Desktop Games" diye oynadığım ve demo sürümü olan oyun geldi. Oynadığımda baya küçüktüm. Oyunu aradım taradım full halini bulamadım. Lakin torrentleech gibi bir hazinede bulamadığım veriyi, isohunt'ta buldum. 2 sezon Dilbert dizisi. IMDB'de hali hazırda 8.0 rating almış durumda. http://www.imdb.com/title/tt0118984/ Dilbert'tan kısaca bahsetmek gerekirse; Scott Adams tarafından 1989'dan bu yana çizilmeye devam eden bir çizgi seridir. Dilbert'ı isim olarak bilmeyenler çoğunlukta olsa da, gazetelerin ekonomi sayfalarında en azından gözünüze 1-2 kez çarpmıştır. Kendisi bir elektronik mühendisi olan Dilbert, über akıllı köpeği Dogbert, Dilbert'ın iş yerindeki arkadaşları ve patronu arasında geçen mini bir diziciği denk gelmeniz halinde izlemenizi öneriyorum. Sana puanım dokhuz ganka deyip meraklılarına Scott Adams ve Dilbert üzerine olan blog'u takdim ediyorum... İyi seyirler.
1 Mayıs 2010 Cumartesi
Michael Carlisle Hall
67. Altın Küre ödül töreninde sevenlerinin karşısına kemoterapiden dökülmüş saçlarını kamufle etmek için bereyle çıkan Michael C. Hall'dan sonunda sevindirici haber geldi. Lenfoma kanserine yakalanan Hall'un doktoru kanseri başlama evresinde keşfettiklerini ve böylece hastalığı atlatmanın daha kolay olacağını açıklamıştı. Doktoru doğrular nitelikte haberler de geldi. Michael C. Hall durumunun çok iyi olduğunu açıkladı ve saçlarının çıkmaya başladığını söyledi. Şu anda saçları Arjen Robben ve Estaban Cambiasso arası bir durumda olsa da bu da önemli bir gelişme Dexter için. Dizide Angel Batista'yı oynayan David Zayas ve Debra Morgan'ı oynayan eşi Jennifer Carpenter da Dexter'ın iyi durumda olduğunu 5. sezon çekimlerine Eylül gibi başlanacağını ve dizinin 5. sezonunun Ocak'ta gösterime gireceğini açıkladı. Ne diyelim, merakla daha iyi haberleri ve 5. sezonu Dexter severler olarak bekliyoruz...
15 Nisan 2010 Perşembe
25 Mart 2010 Perşembe
Rocky Road Brownie
How I Met Your Mother'ın 5. sezonu, bu hafta yayınlanan dünyanın açık ara en kötü sezon finaliyle bitti. Divxplanet'ten HIMYM sayesinde aşina olduğumuz Mona Rıza ve nazo82 altyazının içine koyduğu ufak bir notta rocky road brownie diye bir tatlıdan bahsetmiş. Merak edip hemen denedim, sonuç oldukça başarılı diyebilirim. Tarifini vereyim yapmak isteyenler için;Malzemeler;
2 yemek kaşığı kakao
75 gr tereyağı
Çeyrek çay bardağı zeytinyağı
Yarım su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
80 gr bitter çikolata
2 yumurta
3/4 bardak un
1 tutam tuz
1 çay kaşığı karbonat
Üzeri için;
100 gr antep fıstıklı sütlü çikolata
1,5 su bardağı iri kırılmış ceviz ve (veya) fındık parçaları
Haribo marshmallow veya 6-7 adet eti puf'un marshmallow kısmı
Yapılışı;
Fırını 170 dereceye getirin. Çikolata ve zeytinyağı, tereyağı karışımını eritin. Biraz soğuyunca şekeri ekleyip karıştırın. Vanilya ve yumurtaları ekleyerek çırpın. Son olarak un, tuz ve karbonatı ekleyerek karıştırın. Fırın kabına dökerek 20 dakika pişirin. Fırında çok fazla kurumamasına dikkat edin, içinin ıslak kalması iyi olacaktır. Üzeri için çikolataları ve marshmallow'ları küp küp doğrayın. Keki fırından çıkarır çıkarmaz üzerine marshmallow, fındık ceviz karışımı ve çikolataları üzerine serpiştirin. Tekrar fırına vererek 5 dakika daha pişirin. Burada amaç marshmallow'ların eriyerek diğer malzemelere yapışmasını sağlamak. Fırından çıktıktan sonra soğumasını bekleyin ve malzemelerin sertleşmesi için buzdolabında bekletin. Servis edip afiyetle mideye indirin.
Afiyet olsun...
7 Mart 2010 Pazar
Spartacus: Blood and Sand
Dizi başladığı ilk günden beri fragmanıyla olsun, konusuyla olsun, oyuncularıyla olsun ilgimi çekiyordu. Ancak takip ettiğim dizilerin sayısını ben bile unutunca yeni bir diziye başlamamaya karar vermiştim. Hafta sonu yapacak birşey bulamayınca 7 bölümünü de bir çırpıda indirip izledim. Dün 4 bölüm, bugün 3 bölüm... Dizinin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse Romalı bir komutan tarafından karısı elinden alınan Trakyalının kölelikten, gladyatörlüğe çıkışını anlatıyor diyebilirim. Dizi olarak The Rome ve True Blood, film olarak 300 karışımı birşey olmuş. Destansı hikayeler, bol kan ve bol seks var. The Rome'u izleyenler için bu dizideki sahneler önemli olmayacaktır. The Rome kan ve seks teması konusunda sapıtmıştı. Dizide kan kullanımı ilk başlarda gülünç derecede yapay geliyordu ancak bölümler ilerledikçe bunun kendi insiyatiflerinde olduğunu ve kanı bilinçli olarak bu şekilde kullandıklarını anladım. Aslında dizi hiç sıkılmadan, sadece Viva Bianca, Lucy Lawless ve Erin Cummings için bile izlenebilir. Son olarak Rome'u seven bunu da sever diyorum ve tavsiye ediyorum... İyi seyirler...27 Ocak 2010 Çarşamba
5 Ekim 2009 Pazartesi
Flash Forward

ABC ' de yeni bir dizi başladı. İnternet aleminde biricik dayanağım olan torrentleech'ten hemen yayınlanan ilk iki bölümüne çöktüm. Dizi heyecan ve gerilim olarak hızlı bir giriş yaptı.
Dizinin konusunu kısaca şöyle özetleyebilirim ; bilinmeyen bir sebepten ötürü tüm insanlık 2 dakika 17 saniyelik bir baygınlık geçiriyor, dünyada hayat duruyor. Ardından herkes uyandığında 6 ay sonraki hayatlarından ufak bir parça görüyorlar.
Dizinin ismi Lost'tan da aşina olduğumuz flash back - flash forward olayından geliyor. İsmi Lost'tan geldiği gibi gelirken 2 de eski Lost oyuncusuyla gelmiş. Sonya Walger (Penelope Widmore) ve Dominic Monaghan (Charlie) dizide şu Lost'suz günlerde biraz özlemimizi giderir. Sonya Walger ilk 2 bölüm itibariyle başrollerden birinde. Dominic Monaghan ise henüz görücüye çıkmış değil, onun da 3. bölüm itibariyle diziye giriş yapması bekleniyor. Dizi ayrıca Lost'taki Matthew Fox (Jack Shephard) ve Ken Leung (Miles Straume) benzeri iki karakteri de bünyesinde barındırıyor. Sonuç olarak heyecanla takip edeceğim bir dizi daha oldu...
dipnot : Fringe'e de bir ara başlamak lazım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







