Sonunda 6 aylık sürgün hayatı bitti. Askerlikle ilgili klişe bir laf vardır. "Askerde mantığını kapıda bırakacaksın" diye. Tamam eyvallah da bu kadar da mantıksızlık olmaz be kardeşim. Sivilde sümüğünü atmayacağın insanların ağız kokusunu çekmen de cabası. Evime 50 km uzaklıkta Manisa - Saruhanlı'da askerlik yapmama rağmen bu kadar bunaldıysam uzun dönem askerlerimize bol bol sabır dilemek lazım. Çarşı izinlerinde birşeyler karalarım diye umut ediyordum. Bazı haftalar içimden yazmak gelmedi, bazı haftalar vakit yetiremedim. Yazmayı düşündüğüm haftalarda da blogspot'un engellenme şenliklerine denk gelmemden dolayı yazamadım. Zaten 22 haftalık süreçti. Bitti gitti. Son zamanlarda kendime söz vermiştim. 1 aylık süreçte ne yatak yapacağım, ne traş olacağım diye. 17 Mayıs itibariyle süreç başladı. Kendi yatağında olmak, halıya basabilmek, cep telefonu kullanabilmek, belli bir zeka seviyesinin üzerindeki arkadaşlarınla görüşebilmek, forma kovalamaya devam edebilmek... Özlemişim. Buralardayız artık nasipse...
askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
askerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Mayıs 2011 Cuma
Bitti
Sonunda 6 aylık sürgün hayatı bitti. Askerlikle ilgili klişe bir laf vardır. "Askerde mantığını kapıda bırakacaksın" diye. Tamam eyvallah da bu kadar da mantıksızlık olmaz be kardeşim. Sivilde sümüğünü atmayacağın insanların ağız kokusunu çekmen de cabası. Evime 50 km uzaklıkta Manisa - Saruhanlı'da askerlik yapmama rağmen bu kadar bunaldıysam uzun dönem askerlerimize bol bol sabır dilemek lazım. Çarşı izinlerinde birşeyler karalarım diye umut ediyordum. Bazı haftalar içimden yazmak gelmedi, bazı haftalar vakit yetiremedim. Yazmayı düşündüğüm haftalarda da blogspot'un engellenme şenliklerine denk gelmemden dolayı yazamadım. Zaten 22 haftalık süreçti. Bitti gitti. Son zamanlarda kendime söz vermiştim. 1 aylık süreçte ne yatak yapacağım, ne traş olacağım diye. 17 Mayıs itibariyle süreç başladı. Kendi yatağında olmak, halıya basabilmek, cep telefonu kullanabilmek, belli bir zeka seviyesinin üzerindeki arkadaşlarınla görüşebilmek, forma kovalamaya devam edebilmek... Özlemişim. Buralardayız artık nasipse...
25 Aralık 2010 Cumartesi
Askerlik vol. 7
Teknolojiyle ilgili kullanılan tek cihazın parayla çalışan kahve makinası olduğu bir ortamda blog'a birşeyler imkansızdı, yazamadım da... Dün edilen yemin sonrası çıkılan evci izni kilometreyi sıfırlamama yetecektir diye düşünüyorum. Tekrar dönüş çok koyacak olsa da, şu 2 hafta kabus gibi geçecek olsa da 7 Ocak'a kadar dişler sıkılıp "emredersiniz komutanım" moduna tekrar bürünülecek. 7 Ocak sonrası dağıtım, İzmir'e biraz daha yaklaşma ihtimali, Mourinho'dan daha ego'lu üstlerimden kurtulma ihtimali... Bunlar 7 Ocak'ın gelmesini sağlayacak etkenler. Dün edilen yemin sonrası ilk kısım tamamlandı olarak bakıyorum, ikinci kısım için hedef 7 Ocak. Ondan sonrasını yine ilk internet maceramda yazarım. Görüşmek üzere...
10 Aralık 2010 Cuma
Askerlik vol. 6
İstanbul gezisi, Bursa galibiyeti, Asvel galibiyeti, dönüşte uçakta yanımda kusmaya çalışan teyze derken blog biraz ihmal edildi. Zaten bundan sonra da 5 ay 5 gün civarında ihmal edilecek gibi duruyor. Manisa İl Jandarma Komutanlığı Kısa Dönem Er olarak yapacağım askerliğimi. Allah herkese hayırlısıyla gidip gelmeyi nasip etsin. Görüşmek dileğiyle...
2 Aralık 2010 Perşembe
Askerlik vol. 5
En büyük işkenceye sebep olan işlem olduğundan sadece bunun için özel bi etiket bile açılır ya, neyse. Vol. 5'le devam edelim. Dün gece bi arkadaş sağolsun 11.30 gibi ismimizi yazdırmış. Sabah 6.30'da Narlıdere'deydik. 50'li gruplara ayrıldığımızda 4. gruba düştük. İsimler okundu, insanlar gruplarına yerleşip 50-50 ayrıldı ve elektronik eşyaları kapıya teslim edip içeri girdik. Bi kere ben hayatım boyunca bu kadar angarya işi bu kadar yavaş yapan bi kurum görmedim. Totalde 1,30 saat sürecek olan işlem 5-5,30 saat sürdü. 50'li grup halinde ilerle, 50'li grup halinde otur, 50'li grup halinde form doldur, 50'li grup halinde tekrar bekle, 50'li grup halinde bi önceki grubun işlemleri bitirmesini bekle, bekle, bekle, bekle... Daha sonra 25'i sözel, 25'i sayısal olmak üzere 50 soruluk sınav. Her iki bölümde de yapılan 17-18 soru. Daha sonra son evraklar ve formlar için tüm gün yine yaptığımız gibi bekleme... Ve en son olarak içeride açtığımız sarı zarfı, içindekileri alarak başka bi sarı zarfa yerleştirme ve 50'li grup halinde Narlıdere İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi'ni saat 12.20 civarı terketme... Sanırım son basamak gideceğim yeri öğrenmek kaldı... Hayırlısı...
1 Aralık 2010 Çarşamba
Askerlik vol. 4
4 Kasım'da 10,75'i cukka yapıp sarı zarfı teslim almamdan sonra artık basamaklar kısalıyor. Her ihtimale karşı tıraş olunup çocuksu surata bürünüldü, muhtemelen tüm gece Narlıdere İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nın önünde olunacağından en azından ayakta tutması için 1,5-2 saatlik uyku çekildi. Ben derbi bileti için böyle bir sabahlama görmedim. Bakalım bizi neler bekliyor. Umarım olabilecek en kısa zamanda işlemler hallolur, sınavıma girer çıkar ve 10 Aralık 00.00'ı bekleyeme başlarım. Neşe Karaböcek'ten geliyor; Bitsin Artık Bu Çile...
4 Kasım 2010 Perşembe
Resmen Asker (vol. 3)
Ekim ayı içindeki muayene koşuşturmasından sonra Kasım ayı içinde şubeye gelip sülüsleri (silüs diyenler de var) teslim almamız söylenmişti. Bugün gidip sarı zarfımı, sınava gireceğim kağıdı aldım. Bir de para verdiler. 10 lira 77 kuruş. Gerçi 10, 75 verdiler. Feda olsun TSK'ya :) Sanırım verdikleri para askerlik yapacağımız yer belli olduktan sonra o şehre trenle ulaşım sağlamak içinmiş. Ne kadar doğru bilemiyorum. Yazıdan da anlaşıldı üzere hiç birşey hakkında net bilgim yok. Tek bildiğim şey artık resmi olarak asker olduğum. 1-2-3 Aralık'ta gireceğim yedek subaylık sınavlarını bekliyorum... Episode 3'de başarıyla tamamlandı...
21 Eylül 2010 Salı
Askerlik vol. 2
Cuma günkü tecili kaldırma olayından sonra dün de can dostum güzel insan Samuray ile hastaneye yol alıp o efsaneleşen muayene aksiyonuna tanık olduk. Önce boy, kilo ölçümü. Daha sonra bi odada 3 doktor, 3 asker olmayı bekleyen eleman.Komut; üstlerinizi çıkarın
İçses; aha şimdi şortu da indirin diyecek
Komut; faça, ameliyat, dövme gibi izleri olan var mı?
Ben; Var bende iki tane.
Komut; tamam. şimdi de ayakkabılarınızı çıkartın.
Tekrar komut; tamam giyebilirsiniz. hiç biriniz düz taban değilsiniz.
İçses; bitti lan galiba
Teşhis; kilo fazlalığı ve sağ kolda tatuaj
İçses; tatuaj ne lan hahaha
Komut; tecili kaldırdığınız şubeye gidip bunları veriyorsunuz ve sınav tarihinizi beklemeye başlıyorsunuz. çıkabilirsiniz.
İçses; 10 dakika sürmedi, ne güzel.
Ben; kolay gelsin kom'tanım...
Episode 2'de başarıyla tamamlandı. Şubeye gidilip evraklar teslim edildi. Şimdi Kasım ayı içerisinde gidip o meşhur "sarı zarf" alınacak. Adım adım askerliğe yaklaşırken F5 tuşu tek tip askerlik haberlerinden dolayı aşınacak herhalde. Ya kısa dönemin son tertibi olacağız 337'ler olarak, ya da tek tip askerliğin ilk kobayları. Allah hayırlısı neyse onu nasip etsin. Beklemekten başka çare yok şu an için...
17 Eylül 2010 Cuma
Askerlik vol. 1
Askerliğini yapmayana iş yok dediler, tek tip askerliğe geçilecek elini çabuk tut dediler, Aralık dönemi iyidir bence git dediler... Gittik askerlik tecilini bugün kaldırdık. Pazartesi gün halk arasındaki donu indirme muhabbetiyle efsanelere efsaneler katan askerlik muayenesi aşaması var. Daha sonra kısmetse önümüzde bir engel kalmayacak. Allah hayırlısıyla gidip gelmek nasip etsin deyip #askerlik diye yeni bir etiket de açalım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)