Geçen seneki Fulham efsanesinin yaratıcılarından 62 yaşındaki Roy Hodgson, Rafael Benitez'ten ayrılan koltuğa oturdu. Liverpool resmi sitesindeki açıklamaya göre anlaşma 3 yıllık olacak. Hodgson geçen sene Fulham'a UEFA'da final oynatmış ve ligdeki teknik direktörlerin oylarıyla yılın teknik direktörü seçilmişti. Bakalım bu güzel adamın KOP'la bütünleşmesi, maddi olarak zor durumdaki takımda oyuncu seçimleri, transferleri nasıl olacak...
1 Temmuz 2010 Perşembe
Roy Hodgson Liverpool'da
Geçen seneki Fulham efsanesinin yaratıcılarından 62 yaşındaki Roy Hodgson, Rafael Benitez'ten ayrılan koltuğa oturdu. Liverpool resmi sitesindeki açıklamaya göre anlaşma 3 yıllık olacak. Hodgson geçen sene Fulham'a UEFA'da final oynatmış ve ligdeki teknik direktörlerin oylarıyla yılın teknik direktörü seçilmişti. Bakalım bu güzel adamın KOP'la bütünleşmesi, maddi olarak zor durumdaki takımda oyuncu seçimleri, transferleri nasıl olacak...
29 Haziran 2010 Salı
The Cove
Sınav stresinden kurtulduktan sonra Dünya Kupası maçları başlayana kadar film, dizi maçlar başlayınca da televizyon karşısında hayatımın en kötü Dünya Kupası karşılaşmaları... Bu sıcak havalarda zaten öğle saatlerinde dışarı çıkmak işkenceyle eşdeğer... Final döneminde haberim oldu böyle bir belgeselden ve an itibariyle izlemiş bulunuyorum. Öncelikle şunu diyebilirim ki insanın kanını donduran, tüyler ürperten şeyler var. Midesi kaldırmayacak olanlar izlemesin diyeyim. Her yıl Eylül-Ekim aylarında denk geliyoruz "Japonya'da yunus katliamı", "Japonya'da balina katliamı" başlıklı haberlere. İşte bunu belgeleriyle ispatlamak ve insanoğlunun gözüne sokmak için çekilmiş bir belgesel olmuş. Belgeselde çocukluğumuzun belki de en eğlenerek izlediğimiz filmlerinden biri olan Flipper'ın eğitimcisi Ric O' Barry'nin önderliğinde bir grup aktivistin çabaları ve bu vahşeti ortaya çıkarma çalışmaları anlatılıyor. Japon hükümeti ve balıkçılar tarafından yapılan engellemeler ise cabası... İngilizce ve Japonca yayınlanan belgesel bu sene alanında Oscar'ı götürdü. Buna rağmen gözünü kapayan Japon hükümeti ise belgeseli vizyondan kaldırttı. Görüntülere dayanabilecekler izlesin, izleyemeyenler ise en azından bu vahşete engel olabilmek adına şu siteyi paylaşsın; "http://www.savejapandolphins.org/" IMDB notu 8.6 olan belgeselin notunu düşüren izleyiciler ise Japon olmalı. http://www.imdb.com/title/tt1313104/
Üniversite biter
Uzun zamandır blog'u güncelleyemeyişimin sebebi üniversite son sınıfın son finallerine girmiş olmam ve her Türk genci gibi yumurta kapıya gelince çalışmaya başlamamdı diyebilirim. 4. sınıfın 2. dönemine başlarken 1.93 olan ortalamam 2.00'nin altında olduğu için tüm dersleri versem bile mezun olamama tehlikesini doğurmuştu. Son dönem 3.21'lik ortalamayla 2.14 kümülatif ortalamayla Uluslararası Ticaret ve Finansman bölümünden mezun oldum, rahatladım. Bundan sonrası için "hayat asıl şimdi başlıyor" diyebilirim herhalde. Planlar dahilinde Aralık'ta TSK yolcusu olmak var, bakalım hayat bize neler gösterecek...
22 Haziran 2010 Salı
Roberto Hilbert
Beşiktaş'ımızın mevcut kadro içindeki 12. yabancısı oldu Roberto Hilbert. Almanya'daki gurbetçilerimizin büyük bir çoğunluğu Hilbert transferine Quaresma'dan daha çok sevinmiş durumdalar. Hatta Quaresma transferi açıklanınca Hilbert transferi yatacak diye üzülenler de vardı. Yeni panzerle yıllığı 1,350,000 euro'dan 3 yıllık anlaşma yapıldı. Hilbert kimdir, nedir, nerede oynar, ne iş yapar, kariyeri nasıldır, kişiliği nasıldır diyenler için Bundesliga'nın ustası diyebileceğim Borges'e yönlendireceğim sizi. Buyrun buradan... Hilbert hakkındaki detayları Borges'e paslayıp kolaya kaçtıktan sonra bugünkü basın toplantısındaki Serdal Adalı'nın can alıcı demecini paylaşmak istiyorum; "Bildiğiniz gibi kulübümüzün belli bir transfer bütçesi var. Sene başında 2 yıldız transferi sözü verirken bu transferleri sponsor yardımıyla yapacağımızı da söylemiştik. Ancak Quaresma transferi için herhangi bir sponsor desteği almadan direk kulübün parasıyla transferi tamamladık. Robinho ismi geçiyor. Robinho'yu kim istemez. Ancak Quaresma transferiyle transfer bütçemizi oldukça zorlamış durumdayız. Eğer bir sponsor bulabilirsek Robinho da olur, başkası da olur. Şu anda bir transfer söz konusu değil. Önümüzde 15 günlük kamp süreci var. Hocamızın raporu doğrultusunda eksiğimizi gediğimizi belirleyip ona göre tekrar transfer işlemlerini başlatabiliriz."Şimdi duyduklarımı söyleyeyim; Avea ile büyük bir meblağ karşılığında stad ismine sponsorluk verilmiş. Guti herşeyiyle tamamen bitmiş, Robinho ve Raul için de şartlar zorlanıyormuş. Ayrıca Guti transferinin açıklanmamasının sebebi de zaten 12 yabancımızın olduğu durumda diğer takımların ellerini güçlendirmemek adınaymış. Yani "aman nasılsa Beşiktaş bu oyuncuları elinden çıkarmak zorunda. 3e alacağımız bir oyuncuyu 1e bitirebiliriz" düşüncesinin önüne geçmek olduğunu söylüyorlar. Zapotocny ve Holosko Bursaspor yolunu tutacakmış, Tabata Eskişehirspor, Delgado yurtdışı, Tello ve Fink uygun bir fırsat gelmesi halinde satılacak yoksa kiralanacakmış, Nobre ücretinde indirim kabul etmezse elden çıkarılacakmış, Bobo da sözleşme yenilemeyi kabul etmezse o da elden çıkarılabilirmiş. Şimdilik benden bu kadar... Yazıyı yeni panzerimizin gördüğümde suradımda tebessüm oluşmasını sağlayan harika fotoğrafıyla noktalayayım...
21 Haziran 2010 Pazartesi
19 Haziran 2010 Cumartesi
Ceza - Onuncu Köy
Fotoğraf: Mehmet TurgutTasarım: Buğra Atıcı
D&R: 14.90 TL
1. Kapı
2. Kim Bilir
3. Bir Minik Mikrofon
4. Eğer Beni Görürsen
5. Onuncu Köy
6. Evinden Uzakta
7. Terzi
8. Battle Edebiyatı
9. Dünden Ne Kaldı
10. Kendi Kendine
11. Bir Var Bir Yok
12. Çivi Gibi Çak
13. Dünya Dönüyor
14. Al Senin Olsun
15. Outro
Sagopa'nın benim için hayal kırıklığıyla dolu olan "Bendeki Sen" albümünden sonra büyük bir heyecanla Ceza'nın Onuncu Köy albümünü bekliyordum. Albüm bugün çıktı. Öncelikle albümle ilgili şunu söyleyebilirim ki kesinlikle vasatın üstünde bir albüm olmuş. Eh sınıfına düşen çok az şarkı var albümde. Sözlerde eski albümlerdeki şarkılara da göndermeler var. Şu ana kadar benim için öne çıkan şarkılar albüme de adını veren şarkı olan Onuncu Köy, Kendi Kendine, Bir Minik Mikrofon, Eğer Beni Görürsen ve Dünden Ne Kaldı...
2. Kim Bilir
3. Bir Minik Mikrofon
4. Eğer Beni Görürsen
5. Onuncu Köy
6. Evinden Uzakta
7. Terzi
8. Battle Edebiyatı
9. Dünden Ne Kaldı
10. Kendi Kendine
11. Bir Var Bir Yok
12. Çivi Gibi Çak
13. Dünya Dönüyor
14. Al Senin Olsun
15. Outro
Sagopa'nın benim için hayal kırıklığıyla dolu olan "Bendeki Sen" albümünden sonra büyük bir heyecanla Ceza'nın Onuncu Köy albümünü bekliyordum. Albüm bugün çıktı. Öncelikle albümle ilgili şunu söyleyebilirim ki kesinlikle vasatın üstünde bir albüm olmuş. Eh sınıfına düşen çok az şarkı var albümde. Sözlerde eski albümlerdeki şarkılara da göndermeler var. Şu ana kadar benim için öne çıkan şarkılar albüme de adını veren şarkı olan Onuncu Köy, Kendi Kendine, Bir Minik Mikrofon, Eğer Beni Görürsen ve Dünden Ne Kaldı...
2010 NBA Finals #2
Harika 7 maçın sonucunda şampiyon Los Angeles Lakers oldu. Serinin kırılma noktası 6. maçta, Boston savunmasına sertlik ve hacim kazandıran Kendirck Perkins'in dizinin dönerek sakatlanması oldu diyebiliriz. Finaller, finaller, finaller diyip yazıyı kısa kesiyorum. Haftaya finallerim bittikten sonra detaylı bir NBA Final Serisi yazısı yazacağımı umuyorum. 2010 NBA Şampiyonu Los Angeles Lakers, 2010 NBA Finalleri MVP'si Kobe Bryant...
18 Haziran 2010 Cuma
Quaresma İstanbul'da
İnönü'deki Porto maçından beri hayalini kurduğumuz transferimiz sonunda İstanbul'a ayak bastı. Burada yönetim için yapılan alkışları kısaca değerlendirmek istiyorum;Yönetim dip noktasınının da dibini gördüğü için artık her yaptıklarına olağan üstü gözüyle bakıyoruz :) Zaten normal şartlarda çıkması gereken ürünler bunlardır, çıkması gereken forma budur. Bizim sembolümüzdür bu. Düz beyaz forma, altına siyah şort. Adamlar yaptığı için neredeyse en kral yönetici olacaklar. Hayır, zaten bunu her sene yapmak zorundalar. Transfer konusuna da gelince; diğer konularla aynı doğrultuda görüşler devam ediyor. Zaten Beşiktaş böyle oyuncularla görüşmeli. Bazı romantik adamların yaptığı gibi ne Quaresma'sı yæ, orda Orhan Gülle gidiyor demekle yarışılmaz avrupa kulüpleriyle. Umarım tarzlarını bozmadan bu şekilde devam ederler. sağolsunlar Serdal Adalı ve Cengiz Zülfükaroğlu çok uğraştılar. Yeni yönetimde doğru kıvılcımı gördük, bakalım bu ateşe dönüşebilecek mi...
16 Haziran 2010 Çarşamba
PES 2011
PES 2011 yine bomba gibi geliyor. NBA 2K11'in Jordan'la birlikte çıkacağı açıklandıktan sonra Konami'den 2011'in ilk videosu düştü. Zaten PES'i FIFA'dan yıllardır ayıran özellik oynanabiliritesiydi. Şimdi anladığım kadarıyla grafiğe de önem vermişler. Şampiyonlar Ligi'nin lisans haklarından sonra bu sene de Copa Libertaderes'i almışlar. Yine süper bir oyun bizi bekliyor anlaşılan. Jordan'lı 2K11, PES 2011, Quaresma'lı Beşiktaş'la FM 2011... Askerliği ertelesem mi ne...
14 Haziran 2010 Pazartesi
Karaktersiz Basın
Sabahın köründe bu tuvalet kağıdı yerine bile kullanılmayacak kağıt parçasını görüp sinirlerim kalkmıştı ki, bu ülkede Bursaspor'un futbol devrimi yapıp şampiyon olduğu günün ertesinde çıkan gazetelerin manşetlerini hatırladım da sinirlerim biraz yatıştı. Gerizekalılar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

