27 Ocak 2010 Çarşamba

Uuu Beybi








Cuma günü gireceğim International Marketing finali öncesi mükemmel bi reklamcılık anlayışı örneği. Tebrikler e2. Gerçekten olağan üstü olmuş...

26 Ocak 2010 Salı

Beşiktaş - Konya Şekerspor

Maç öncesi Beşiktaş'ın 0 puanı, Konya Şekerspor'un 3 puanı vardı. Bu seneki başarısızlığımızın özeti gibi bi tablo. Maçtan ziyade tribünlere kulak verilmesi gereken bi karşılaşmaydı. (İnşallah) Son kez futbol takımımız Demirören başkanlığında İnönü'ye çıktı. İlk 11'de 8 milyon €'luk Sushi tabata, ön direk Nihat, defansif santrafor Nobre gibi gereksiz isimler olsa da sol bekte İsmail Köybaşı, sağ bekte Rıdvan Şimşek, defansın göbeğinde Gökhan Çalışır ve partneri olarak orta saha Necip Uysal. Evet Necip 67. dakikada Serdar Özkan çıkıp İbrahim Toraman girene kadar defansın göbeğinde oynadı. Bu maçın da beyaz tavşanı buydu deyip geçtik. Son 10 dakika olsa da Cumali'mizi seyrettik. Sonuç olarak 2 Nobre'nin, 2 Nihat'ın golüyle 4-2 kazandık. Genç kalecimiz Korcan oynadığı maçlarda 2 gol ortalamasıyla oynamaya devam etti, bu da başka bi not olsun.

Tribünler maçın başında, attığımız, yediğimiz gollerden sonra Yıldırım Demirören yeter diye bağırdı. Ama son 15 dakika ortaya çıkan besteler çok güzeldi. İşte bazıları;

Bu kadar olmaz rezil yönetim
Siktirin gidin, Beşiktaş bizim
Bu tribünler artık susmuyor
Beşiktaşlı adam gibi başkan istiyor...

Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Pazar günü Yıldırım'ı devireceğiz
Şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz

Yıldırım gidince 40 gün 40 gece (x2)
İnleyecek her yer kurtulduk diye (x2)

Uzak ara Türk futbol tarihinin en nefret edilen başkanıdır herhalde. Türk futbolunda takımlarına zarar veren başkanlar çok oldu, ama bu kadarını ben hiçbir zaman görmedim. Ölene kadar da göremem herhalde. Tribünlerin bu son protestosu da umarım ekmek kadayıfının üstüne kaymak olmuştur da kongre üyeleri oylarını birer birer Murat Aksu'ya gönderir. Bir Anka kuşu mucizesine ihtiyacımız olacak, işimiz kongre simsarları sayesinde zor, ama imkansız değil. 31 Ocak 2010 Pazar günü oy kullanacak olan Beşiktaş kongre üyeleri bi başkan adayına oy atmakla kalmayacak, Beşiktaş'ın kayyuma mı, yoksa kendi yağıyla kavrulan yapıya mı bürüneceğine karar verecek. Murat Aksu hakkındaki görüşüm mü..? Ölümü görüp sıtmaya razı olmak durumu...

Emily vs Zooey Deschanel



Severek izlediğim Bones dizisinin Dr. Temperance "Bones" Brennan'ıyla, 500 Days of Summer filminin Summer'ı. Benim oyum Emily Deschanel'den yana. Yani Dr. Brennan'dan...

500 Days of Summer

Herhalde daha güzel bi "aşk" temalı film izlememişimdir. En azından şöyle bi genel olarak düşündüğümde aklıma gelen, daha vurucu, daha doyurucu bi film olmadı. Film bittikten sonra keşke daha uzun olsaydı da izlemeye devam etseydim dedim. - ki genel olarak 1,30 saat üstü filmlerden sıkılan bi yapım vardır. Filmi izlemeyenler için spoiler vermekten kaçınıyorum, sonra başıma üşüşmesinler...

Bu arada tabi ki kaliteden ödün vermemek adına filmi blu-ray modunda izledim ve tabi ki de filmin görselliğine, çekiciliğine 1-2 gömlek atlattı. Blu-ray player fiyatları da çıktığı günden beri düzenli olarak düşme eğiliminde. Yaza kadar "bucket list"e eklenecek bi teknolojik cihaz daha çıktı, hadi hayırlısı...

dipnot : pms dönemindeki bayanlara önermiyorum, bi 10 gün sonra izlesinler...

25 Ocak 2010 Pazartesi

Seçime 1 Hafta Kala

Öncelikle her sağlıklı Beşiktaşlı gibi Murat Aksu'yu desteklediğimi söyleyeyim. Eğer Demirören seçilirse sonumuz fena, çok fena. Kayyuma kadar yolumuz var. Böyle bi mali tablo karşısında Murat Aksu'nun da işi çok zor, ama Beşiktaş'ın başına Aziz Yıldırım gelse Demirören'den daha kötüsünü utancından yapamayacağı için sonuna kadar Murat Aksu diyorum. Beşiktaş'ı Y1D1 illetinden kurtarmak için son 1 hafta ve o Murat Aksu dün gece Kanal 24'teydi. İşte söylediklerinden, vaatlerinden satır başları;

- Sayın başkan bu parayı bir günde vermedi bir günde de talep edemez , Beşiktaş ın öncelikleri var. Biz başkan olursak beklemek zorunda.

- Ekonomik anlamda başkanın ve yöneticisinin eline bakan bir klüp düzeni oturtmayacağız. Zorda kalırsak elbette biz de yardımı esirgemeyeceğiz.

- Yıldız oyuncu transferi yapmayacağız. 5'er 10'ar milyon € bir futbolcuya Beşiktaş şu şartlarda ödeyemez, özkaynağa yöneleceğiz.

- Ben kazanacağıma yüzde 99 eminim. Yüzde 1 Yıldırım'ın kazanma ihtimali var.

- Benim ve yönetimin akraba, eş dostunun siyasi görüşünü yüzdeye vursak %15 akp, % 50-60 chp, gerisi de mhp ve diğer partilerden oluşur.

- Milliyet'te 100.000 kişinin oy kullandığı ankette % 77 ile önde olan benim. Bu taraftarın seçime olan duruşu kongre üyelerine yansırsa açık ara ben alırım, ama bazı grupçular var kongre üyelerinin en az %10'u Galatasaraylı ve Fenerbahçeli. Biz bunları belki temizleyemeyiz ama kongre üyelik aidatını azaltıp kongre üye sayısını artıracağız. Beşiktaş'ın bütün taraftarı kongre üyesi olsun başkanı stadda seçelim istiyorum. Grupçularla başa böyle çıkarız'.

- Yurt dışındaydım , Demirören'e telefonda 2.5 saat Del Bosque'nin gönderilmemesi gerektiini anlattım, ağır tazminat koşullarından bahsettim, ben geleyim tekrar görüşelim orta noktayı bulup öyle anlaşalım dedim. Telefonu kapattıktan hemen sonra hocaya görevinin son verildiğini fakslamış.

- Basketbol direktörlüğü oluşturulacak, basketbolda aldığımız para futbolda kullanılmayacak, Ülker'den rica edeceğiz; ya Fenerbahçe'ye sağladığınız desteği bize de verin diyeceğiz ya da Efes Pilsen le birleşme olayına gideceğiz. Efes Pilsen'le birleşirsek hem Türk basketbolu hem de Beşiktaş kazanır. Tuncay bey iyi bir Beşiktaşlı'dır, bu teklifi götürdüğümde kabul edecektir ama dediğim gibi ilk alternatifimiz Ülker'le anlaşmak. Ülker şu an Fenerbahçe'ye verdiği desteğin aynısını bize de verirse Efes Pilsen'le birleşme yoluna gitmeyeceğiz.

- Kartal Yuvası şubeleri çok fazla ve gereksiz bir konumda. Şubelerin çoğunu kapatıp çağımızın da gereği olan e-ticaret olayına ağırlık vereceğiz. Böylece hem depolama maliyetlerinden, hem kiralama maliyetlerinden kurtulacağız.

son olarak Kiwi'nin notu;
yeeeteeeerrr, Yıldırım Demirören yeeeteeeerrrr...

24 Ocak 2010 Pazar

Hidayet Türkoğlu

Portland yerine kendince haklı gerekçelerle Toronto'ya gittiğinde üzülmüştüm Hidayet adına. Calderon gibi topu eline isteyen bi guard varken Hidayet'in rol adamı olması, özellikle Orlando'da geçirdiği harika sezondan sonra oldukça zordu. Şu ana kadarki istatistikler de onu söylüyor zaten. Sayı ortalaması geçen seneye göre 16.8'den - 12.6'ya, asistleri 4.9'dan - 4.5'e, ribaundları 5.3'ten - 4.6'ya, aldığı dakikalar da 36.6'dan - 33.1'e kadar düştü. Geçen sene All-Star kadrosuna seçilmedi diye haklı olarak yerden yere vurduğumuz koçlar'a Hidayet bu seneki oyunuyla koz verdi. Hidayet'in bence bundan sonraki işi de zor. Ya Calderon gidecek dertler bitecek, ya da sene sonu Bosh gidip Howard gibi içeriyi domine edebilecek bi center gelecek ki Hidayet az da olsa Orlando'daki sistemine uyum sağlayabilsin. Son olarak Toronto seyircisinde Hidayet'in maçlara aşağıdaki reklamda hazırlandığı gibi hazırlandığı ve bu yüzden form düşüklüğü olduğu geyiği dönmekte. Buyrun;

23 Ocak 2010 Cumartesi

NBA All-Star 2010

All-Star sürecindeki oylamalar bitti ve ilk 5'ler açıklandı. İlk 5'lerin halk oyuyla seçilmesinin saçmalıkları son yıllarda kadrolarda çıkmaya başladı. Bu senenin de halk oylaması bombası her ne kadar en büyük fan'larından biri olsam da doğu cephesinde Allen Iverson tarafından yaşandı. Batıda da bu sene totalde 60 dakika sahada kalmamış olan T-Mac, oylamada son anda Steve Nash'e geçildi. Keşke o da seçilseydi de NBA yönetimi belki sistemi değiştirmek üzerine kafa patlatmaya ağırlık verirdi. Halk oylarının %50si, koçların oylarının %50si gibi bi oylama sistemi getirilebilir. All-Star oylamasında bu hadiseler yaşanırken bi parantez açıp şu konuyu da belirteyim. Hall of Fame'e de oyuncuların halk oyuyla girmesi tartışılıyor. Eğer öyle birşey olursa Yi Jianlian'ın, ne bileyim AK-47'nin Hall of Fame'de olması garanti. Neyse konumuza dönersek Shaq'ın olmadığı bi All-Star maçı oldukça yavan geçmeye adaydır benim gözümde. Maçta oynamasa bile Dallas'ta olup en azından All-Star haftasonuna tribünlerden renk katacaktır. Batıda Tim Duncan, doğuda Kevin Garnett seçimleri de abesle iştigal olmuş. Halk oylamasıyla ilk 5'ler belirlenmeye devam edildikçe bu absürdlükler de devam edecektir. Şimdilik yapılabilecek birşey yok gibi gözüküyor.

Son olarak alınan oylar;

- Doğu Konferansı -
Forvetler: LeBron James (Clev) 2,549,693; Kevin Garnett (Bos) 1,978,116; Chris Bosh (Tor) 1,164,007; Paul Pierce (Bos) 525,677; Josh Smith (Atl) 475,671; Andre Iguodala (Phi) 313,827; Danny Granger (Ind) 309,808; Rashard Lewis (Orl) 302,743; Michael Beasley (Mia) 277,400; Hedo Turkoglu (Tor) 213,369.

Guardlar: Dwyane Wade (Mia) 2,327,550; Allen Iverson (Phi) 1,269,568; Vince Carter (Orl) 1,048,977; Ray Allen (Bos) 710,045; Derrick Rose (Chi) 571,911; Gilbert Arenas (Was) 545,860; Joe Johnson (Atl) 496,255; Rajon Rondo (Bos) 425,590; Jose Calderon (Tor) 292,909; Mike Bibby (Atl) 223,759.

Pivotlar: Dwight Howard (Orl) 2,360,096; Shaquille O'Neal (Cle) 856,056; Al Horford (Atl) 270,532; Andrea Bargnani (Tor) 265,024; Brook Lopez (NJ) 223,246; Andrew Bogut (Mil) 202,072; Jermaine O'Neal (Mia) 159,327; Rasheed Wallace (Bos) 131,084; Brad Miller (Chi) 102,994; Kendrick Perkins (Bos) 90,278.

- Batı Konferansı -
Forvetler: Carmelo Anthony (Den) 2,137,560; Tim Duncan (SA) 1,156,696; Dirk Nowitzki (Dal) 1,093,005; Pau Gasol (LAL) 1,051,784; Kevin Durant (OKC) 870,567; Trevor Ariza (Hou) 645,937; Luis Scola (Hou) 580,243; Ron Artest (LAL) 368,281; Shawn Marion (Dal) 363,516; LaMarcus Aldridge (Por) 309,497.

Guardlar: Kobe Bryant (LAL) 2,456,224; Steve Nash (Pho) 1,222,235; Chris Paul (NO) 1,055,789; Tracy McGrady (Hou) 1,022,492; Aaron Brooks (Hou) 591,930; Jason Kidd (Dal) 523,708; Manu Ginobili (SA) 465,211; Chauncey Billups (Den) 452,983; Tony Parker (SA) 439,536; Brandon Roy (Por) 422,290.

Pivotlar: Amar'e Stoudemire (Pho) 1,824,093; Andrew Bynum (LAL) 981,355; Nene (Den) 364,543; Marc Gasol (Mem) 353,155; Antonio McDyess (SA) 328,717; Al Jefferson (Min) 252,777; Greg Oden (Por) 225,245; Marcus Camby (LAC) 188,240; Emeka Okafor (NO) 182,626; Andris Biedrins (GS) 167,481.

Baya bi dipnot : Nate Robinson, artık lütfen defol git şu smaç yarışmasından, yalvarıyorum. Ligin uzak ara en antipatik oyuncususun gözümde...



Usher'dan NBA All-Star Maçı Reklamı - TNT

22 Ocak 2010 Cuma

Legal Download

Türk hükümetinin son harikası. 4-4'lük yaşıyoruz, tek eksiğimiz yapılan illegal download'ların önüne geçememek. Mart ayından itibaren yeni bi teknoloji geliyor. Bu uygulamayla illegal download yapan kullanıcılara 2 adet uyarı mektubu gönderilecek, download devam ederse kullanıcının internet bağlantısı kesilecek. Kulağa oldukça saçma ve uygulanabilirliği olmayan bi uygulama olarak geliyor. Zira internet üzerinden legal olarak izin verilen download ürünleri oluyor. TTNET Müzik gibi, oyun dağıtımcısı Steam gibi... Ayrıca rapidshare'dan "community rights resource pack" adında birşey indirip gayet de içinden müzik, film, oyun vs çıkması sağlanabilir. Torrent'in zaten böyle bir tehlikesi yok. İnen dosyalar onlarca rar'lanmış klasör halinde 001.rar, 002.rar gibi isimlerle geliyor bilgisayara. Sonuç olarak gereksiz ve sonuçlanamayacak bi uygulama bence. Bunlara kafa yoracaklarına o düşüncelerini Türkiye'yi daha yaşanacak bir yer haline getirmek için uğraşsalar bunlar da zamanla düzelecek olaylar...

20 Ocak 2010 Çarşamba

UEFA 2009 Yılın Takımı Açıklandı

Daha önceden burada değinmiştim. Sonuçlar açıklandı. Dünya çapında oy veren 4 milyon kişi geçtiğimiz sene alınmadık kupa bırakmayan Barcelona'yı, oyuncularını, teknik direktörünü çok güzel onore etmiş. 6 Barcelona oyuncusu (Daniel Alves, Puyol, Xavi, Iniesta, Messi, Ibrahimovic), 3 Real Madrid oyuncusu (Iker Casillas,Cristiano Ronaldo, Kaka), 1 Chelsea oyuncusu (John Terry), 1 Manchester United oyuncusu (Patrice Evra)'nun oluşturduğu 11'e Barcelona teknik direktörü Pep Guardiola önderlik ediyor... İtalya'nın futbol kalitesi olarak düşüşü burada da sürmüş. İtalya liginde top koşturan hiç bir oyuncu yılın 11'inde bulunmuyor...

19 Ocak 2010 Salı

Güle Güle Yavrum, Güle Güle...

Yaptıkları 321 Milyon $ yatırımı heba etmemek adına ligin marka değerinin yükselmesi ve buna bağlı olarak evlere giren Digitürk'lerin çoğalması gerekiyordu. Bugün ilk hamle geldi. Henüz resmi olarak açıklanmasa da internette bi çok sitede (dob)Erman Toroğlu ile yolların ayrıldığı ve buna tepki olarak Şansal Büyüka'nın da Maraton programına devam etmeyeceği ve yakın zamanda onun da istifasını sunacağı konuşuluyor. Özellikle 2003-2004 sezonunda "Hocam Beşiktaş çok formda, böyle giderlerse ligin tadı tuzu kalmayacak. Ekmeğimizden olacağız. Eki eki eki." diye diyalogları tüm Beşiktaşlıların oldukça tepkisini çekmiş ve geçen sene yedikleri boklardan, yaptıkları taraflı yayınlardan sonra "Liginiz de taraflı TV'niz de" ve "İADE Ediyoruz" temalı 2 kampanyadan sonra yurt çapında binlerce Beşiktaşlı Digitürk üyeliğini kapattırmıştı. Bu karardan sonra tekrar geri dönüşler olur mu bilmiyorum ama, yayın hakları için 321 milyon $ yatırım yapan bi firma, bi 10-15 milyon $ daha verip NTV Spor'un spor servisi çalışanlarını toplarsa Türkiye Ligi yayınlarına inanılmaz kalite geleceği kesin. Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak...