






Cuma günü gireceğim International Marketing finali öncesi mükemmel bi reklamcılık anlayışı örneği. Tebrikler e2. Gerçekten olağan üstü olmuş...
Maç öncesi Beşiktaş'ın 0 puanı, Konya Şekerspor'un 3 puanı vardı. Bu seneki başarısızlığımızın özeti gibi bi tablo. Maçtan ziyade tribünlere kulak verilmesi gereken bi karşılaşmaydı. (İnşallah) Son kez futbol takımımız Demirören başkanlığında İnönü'ye çıktı. İlk 11'de 8 milyon €'luk Sushi tabata, ön direk Nihat, defansif santrafor Nobre gibi gereksiz isimler olsa da sol bekte İsmail Köybaşı, sağ bekte Rıdvan Şimşek, defansın göbeğinde Gökhan Çalışır ve partneri olarak orta saha Necip Uysal. Evet Necip 67. dakikada Serdar Özkan çıkıp İbrahim Toraman girene kadar defansın göbeğinde oynadı. Bu maçın da beyaz tavşanı buydu deyip geçtik. Son 10 dakika olsa da Cumali'mizi seyrettik. Sonuç olarak 2 Nobre'nin, 2 Nihat'ın golüyle 4-2 kazandık. Genç kalecimiz Korcan oynadığı maçlarda 2 gol ortalamasıyla oynamaya devam etti, bu da başka bi not olsun.
Herhalde daha güzel bi "aşk" temalı film izlememişimdir. En azından şöyle bi genel olarak düşündüğümde aklıma gelen, daha vurucu, daha doyurucu bi film olmadı. Film bittikten sonra keşke daha uzun olsaydı da izlemeye devam etseydim dedim. - ki genel olarak 1,30 saat üstü filmlerden sıkılan bi yapım vardır. Filmi izlemeyenler için spoiler vermekten kaçınıyorum, sonra başıma üşüşmesinler...
Öncelikle her sağlıklı Beşiktaşlı gibi Murat Aksu'yu desteklediğimi söyleyeyim. Eğer Demirören seçilirse sonumuz fena, çok fena. Kayyuma kadar yolumuz var. Böyle bi mali tablo karşısında Murat Aksu'nun da işi çok zor, ama Beşiktaş'ın başına Aziz Yıldırım gelse Demirören'den daha kötüsünü utancından yapamayacağı için sonuna kadar Murat Aksu diyorum. Beşiktaş'ı Y1D1 illetinden kurtarmak için son 1 hafta ve o Murat Aksu dün gece Kanal 24'teydi. İşte söylediklerinden, vaatlerinden satır başları;
yeeeteeeerrr, Yıldırım Demirören yeeeteeeerrrr...
Portland yerine kendince haklı gerekçelerle Toronto'ya gittiğinde üzülmüştüm Hidayet adına. Calderon gibi topu eline isteyen bi guard varken Hidayet'in rol adamı olması, özellikle Orlando'da geçirdiği harika sezondan sonra oldukça zordu. Şu ana kadarki istatistikler de onu söylüyor zaten. Sayı ortalaması geçen seneye göre 16.8'den - 12.6'ya, asistleri 4.9'dan - 4.5'e, ribaundları 5.3'ten - 4.6'ya, aldığı dakikalar da 36.6'dan - 33.1'e kadar düştü. Geçen sene All-Star kadrosuna seçilmedi diye haklı olarak yerden yere vurduğumuz koçlar'a Hidayet bu seneki oyunuyla koz verdi. Hidayet'in bence bundan sonraki işi de zor. Ya Calderon gidecek dertler bitecek, ya da sene sonu Bosh gidip Howard gibi içeriyi domine edebilecek bi center gelecek ki Hidayet az da olsa Orlando'daki sistemine uyum sağlayabilsin. Son olarak Toronto seyircisinde Hidayet'in maçlara aşağıdaki reklamda hazırlandığı gibi hazırlandığı ve bu yüzden form düşüklüğü olduğu geyiği dönmekte. Buyrun;
All-Star sürecindeki oylamalar bitti ve ilk 5'ler açıklandı. İlk 5'lerin halk oyuyla seçilmesinin saçmalıkları son yıllarda kadrolarda çıkmaya başladı. Bu senenin de halk oylaması bombası her ne kadar en büyük fan'larından biri olsam da doğu cephesinde Allen Iverson tarafından yaşandı. Batıda da bu sene totalde 60 dakika sahada kalmamış olan T-Mac, oylamada son anda Steve Nash'e geçildi. Keşke o da seçilseydi de NBA yönetimi belki sistemi değiştirmek üzerine kafa patlatmaya ağırlık verirdi. Halk oylarının %50si, koçların oylarının %50si gibi bi oylama sistemi getirilebilir. All-Star oylamasında bu hadiseler yaşanırken bi parantez açıp şu konuyu da belirteyim. Hall of Fame'e de oyuncuların halk oyuyla girmesi tartışılıyor. Eğer öyle birşey olursa Yi Jianlian'ın, ne bileyim AK-47'nin Hall of Fame'de olması garanti. Neyse konumuza dönersek Shaq'ın olmadığı bi All-Star maçı oldukça yavan geçmeye adaydır benim gözümde. Maçta oynamasa bile Dallas'ta olup en azından All-Star haftasonuna tribünlerden renk katacaktır. Batıda Tim Duncan, doğuda Kevin Garnett seçimleri de abesle iştigal olmuş. Halk oylamasıyla ilk 5'ler belirlenmeye devam edildikçe bu absürdlükler de devam edecektir. Şimdilik yapılabilecek birşey yok gibi gözüküyor.
Türk hükümetinin son harikası. 4-4'lük yaşıyoruz, tek eksiğimiz yapılan illegal download'ların önüne geçememek. Mart ayından itibaren yeni bi teknoloji geliyor. Bu uygulamayla illegal download yapan kullanıcılara 2 adet uyarı mektubu gönderilecek, download devam ederse kullanıcının internet bağlantısı kesilecek. Kulağa oldukça saçma ve uygulanabilirliği olmayan bi uygulama olarak geliyor. Zira internet üzerinden legal olarak izin verilen download ürünleri oluyor. TTNET Müzik gibi, oyun dağıtımcısı Steam gibi... Ayrıca rapidshare'dan "community rights resource pack" adında birşey indirip gayet de içinden müzik, film, oyun vs çıkması sağlanabilir. Torrent'in zaten böyle bir tehlikesi yok. İnen dosyalar onlarca rar'lanmış klasör halinde 001.rar, 002.rar gibi isimlerle geliyor bilgisayara. Sonuç olarak gereksiz ve sonuçlanamayacak bi uygulama bence. Bunlara kafa yoracaklarına o düşüncelerini Türkiye'yi daha yaşanacak bir yer haline getirmek için uğraşsalar bunlar da zamanla düzelecek olaylar...
Daha önceden burada değinmiştim. Sonuçlar açıklandı. Dünya çapında oy veren 4 milyon kişi geçtiğimiz sene alınmadık kupa bırakmayan Barcelona'yı, oyuncularını, teknik direktörünü çok güzel onore etmiş. 6 Barcelona oyuncusu (Daniel Alves, Puyol, Xavi, Iniesta, Messi, Ibrahimovic), 3 Real Madrid oyuncusu (Iker Casillas,Cristiano Ronaldo, Kaka), 1 Chelsea oyuncusu (John Terry), 1 Manchester United oyuncusu (Patrice Evra)'nun oluşturduğu 11'e Barcelona teknik direktörü Pep Guardiola önderlik ediyor... İtalya'nın futbol kalitesi olarak düşüşü burada da sürmüş. İtalya liginde top koşturan hiç bir oyuncu yılın 11'inde bulunmuyor...
Yaptıkları 321 Milyon $ yatırımı heba etmemek adına ligin marka değerinin yükselmesi ve buna bağlı olarak evlere giren Digitürk'lerin çoğalması gerekiyordu. Bugün ilk hamle geldi. Henüz resmi olarak açıklanmasa da internette bi çok sitede (dob)Erman Toroğlu ile yolların ayrıldığı ve buna tepki olarak Şansal Büyüka'nın da Maraton programına devam etmeyeceği ve yakın zamanda onun da istifasını sunacağı konuşuluyor. Özellikle 2003-2004 sezonunda "Hocam Beşiktaş çok formda, böyle giderlerse ligin tadı tuzu kalmayacak. Ekmeğimizden olacağız. Eki eki eki." diye diyalogları tüm Beşiktaşlıların oldukça tepkisini çekmiş ve geçen sene yedikleri boklardan, yaptıkları taraflı yayınlardan sonra "Liginiz de taraflı TV'niz de" ve "İADE Ediyoruz" temalı 2 kampanyadan sonra yurt çapında binlerce Beşiktaşlı Digitürk üyeliğini kapattırmıştı. Bu karardan sonra tekrar geri dönüşler olur mu bilmiyorum ama, yayın hakları için 321 milyon $ yatırım yapan bi firma, bi 10-15 milyon $ daha verip NTV Spor'un spor servisi çalışanlarını toplarsa Türkiye Ligi yayınlarına inanılmaz kalite geleceği kesin. Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak...