9 Eylül 2010 Perşembe

Kutsal Gün

9 Eylül 1922 - 9 Eylül 2010. Ancak bu kadar güzel denk gelebilirdi. İzmir'den herkese hayırlı bayramlar. Bayram İzmir'le güzel. Şu mübarek günde duamızı da edelim; Allah İzmir'imden ayırmasın. AMİN...

8 Eylül 2010 Çarşamba

Sıçışlar

FIBA 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası başlamadan önce Ömer'le tahminlerde bulunmuştuk. Dönüp bakmak için çeyrek finalleri bekleyeyim dedim. İşte durumumuz ve ibretlik paylaşımlar serisi...

Kiwi

Ömer

Sırbistan - Hırvatistan : 73-72
İspanya - Yunanistan : 80-72
Slovenya - Avustralya : 87-58
Türkiye - Fransa : 95-77
ABD - Angola : 121-66
Rusya - Yeni Zelenda : 78-56
Litvanya - Çin : 78-67
Arjantin - Brezilya : 93-89

6 Eylül 2010 Pazartesi

Worms Reloaded

Team 17 bu sıcak yaz günlerinde pimi çekti, bombayı bıraktı. Oyun Worms 2 ve Worms Armageddon zamanında efsaneleşen oyun 3D isteğiyle sarpa sarmıştı. Daha sonra son zamanlardaki en stabil Windows sürümü olan Windows 7'nin çıkmasıyla Worms 2 ve Armageddon W7 ile uyum sağlayamamış ve benim gibi solucan manyaklarını acaba tekrar Windows XP mi kursam diye düşündürmüştü. Artık böyle bir dert de kalmadı. 2010 model solucanlarla heyecan kasırgasına devam edebilir, multiplayer modda dostu dosta düşürebiliriz. Silah çeşitliliği oldukça azalmış gibi gördüm şu 1 haftadır oynadığım süreçte. İlk gözüme çarpan eksikler; Super Banana Bomb, Super Sheep, Old Woman, Priceless Ming Wase, Mad Cow oldu. Bunlar oyuna zevk katan detaylardı, belki de ufak bir güncellemeyle bunları da ilerleyen aylarda çıkarırlar. Her ne olursa olsun Windows 7'de Worms zevkini tekrar yaşamak bile eğlenceli. Teşekkürler Team 17.

2 Eylül 2010 Perşembe

Inked #9

Gamzedeyim deva bulmam...

1 Eylül 2010 Çarşamba

Fatih Tekke

AÇIKLAMA:
Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:

Şirketimiz, futbolcu Fatih Tekke'nin transferi konusunda görüşmelere başlamıştır.

750,000 € bonservis ve Fatih'e 1,5 milyon TL garanti + 40,000 TL maç başına paraya anlaşıldığı söyleniyor. Şu bir gerçek ki 20-30 milyon € arasında bir maliyeti olacak olan Robinho'dansa daha faydalı olacaktır. Yerlerde sürünen yerli kalitesini de bir kademe yükselteceği aşikar. Yaşından dolayı yedek kalmayı da bir sorun etmeyecek ve Nobre'den daha faydalı olacaktır. Sadece kafamı kurcalayan nokta şu; Schuster ara paslarına hareketlenen hızlı bir forvet istemişti. Bitiriciliği üst noktada, top tekniği iyi bir forveti kadromuza kattık ancak hocamızın istediği hız ne yazık ki Fatih Tekke'de yok. Uğur İnceman'ın da sözleşmesi feshedildi. Bir de son dakika golüyle Erhan Güven'i yolllayabilsek güzel bir sezon bizi bekliyor olacak. Hoşgeldin Karadeniz'in çocuğu...

Dağ Başını Duman Almış


31 Ağustos 2010 Türkiye - Yunanistan Dünya Basketbol Şampiyonası Zaferi Sonrası...

31 Ağustos 2010 Salı

Koyduk Mu?

Hakemlere 1, Yunan'a 2...

30 Ağustos 2010 Pazartesi

30 Ağustos

Kutlu olsun. Şehitlerimizin ruhları şâd olsun...

29 Ağustos 2010 Pazar

10-11 | Karabükspor - Beşiktaş

Ligin 3. haftası ve biz hâla adam gibi zeminde oynayabilmiş değiliz. Takım top oynamak istedikçe zemin çok büyük engel oluyor, Beşiktaş'ı bozmaya çalışan rakiplerin işine geliyor. Bugün yine Karabük'te patates tarlasından hallice bir zeminde oynandı maç. Böyle büyük meblağlar ödenip oyuncuları bu zeminde oynatmak anca Türkiye'de olur herhalde. Federasyonun kendi bütçesinden -atıyorum 1'er milyon euro- para ayırıp ne bu hal kardeşim, şu zeminleri düzeltin demesi çok zor olmasa gerek.

Zemin konusundaki yakarışlardan sonra geçelim maça. Schuster yönetiminde aşağı yukarı 10 maçı devirdik. Bundan sonra hocanın kafasında büyük değişimler olmazsa 2 farklı öne geçene kadar maçları diken üstünde izleyeceğimiz, 2 farklı öne geçtikten sonra da maçı farka götüreceğimiz gözüküyor. Rakibe yine 5+ pozisyon verildi, defans yine orta sahaya çıktı. Oyunu rakip sahaya yıkıldı, kontralarda arkaya adam kaçırıldı. Maçtan önce Mustafa Denizli'den fikir aldığını düşündüğüm Schuster'in iki sürpriz yumurtası Tabata ve Nobre ile ilk yarıyı üstünlüğümüzle kapandı. İtiraf etmek gerekir ki ilk yarıda oynadığımız oyunla soyunma odasına önde gitmek futbolun adaleti olmadığını ispatlar nitelikteydi.

İkinci yarıda skorun da vermiş olduğu avantajla zemin el verdiğince ayağa toplarla dikine kaleye gidildi. Quaresma sihrini yine yarattı, penaltıyı yaptırdı. Guti, Beşiktaş formasıyla ligde ilk golünü penaltıdan attı. Ardından Quaresma ikinci yarıdaki etkili oyununun ödülünü takımın 4. golünü atarak aldı. O da ligde ilk golünü attı. Sonuç olarak takım deplasmanda 4-1 kazandı, Nobre 8 ay sonra, Guti ve Quaresma da ligde ilk defa gol attı ama oyun yine kafalarda soru işareti oluşturdu. Allah'tan maçtan sonraki basın toplantısında Schuster çok pozisyon verdiklerinin farkında olduklarını ve bunu çözmek için çalışacaklarını söyledi. Önümüzdeki haftaki milli maç arasından sonra Ankaragücü İnönü'ye geliyor. Ardından Saraçoğlu deplasmanına gidiyoruz. Bu oyunla işimizin çok ama çok zor olacağı aşikar. Golü öyle ya da böyle buluyoruz ama defansımıza bir çözüm bulmamız gerekmekte. Bunun ilacının da Schuster'de olduğunu ümit ediyorum...

27 Ağustos 2010 Cuma

UEFA Avrupa Ligi Grup Kuraları

Sonunda bu günleri de gördük. Beşiktaş ilk defa torbalarının en güçlü takımlarını çekmedi Avrupa'da. Kenan Öner - Serdal Adalı faktörü böyle oluyor demek ki. Büyüksün Serdal başgan.

Porto; 2 sene önce kötü kadromuzla Şampiyonlar Ligi'nde eşleşmiş, İnönü'de başabaş oyun ortaya koymuş 90+1. dakikada Quaresma'nın golüyle 1-0 mağlup olmuştuk. Quaresma o maçta taraftarı mest etmiş, maçtan sonra formasını tribünlere atmış Beşiktaş taraftarının 2 yıl Quaresma diye bağırmasına sebep olmuş ve sonunda siyah-beyazlı formayı sırtına geçirmişti. Şimdi onlar düşünsün denir ya aynen öyle. Bu yaz Bruno Alves gibi önemli futbolcularını kaybettiler. Ama hâla takımda Raul Meireles, Radamael Falcao, Helton ve benim çok beğendiğim bir forvet olan Hulk gibi yıldızları var. Kim bilir bundan iki yıl sonra belki Hulk da Beşiktaş forması giyer.

CSKA Sofia; 2006-2007 sezonunda karşılaşmıştık Bulgar temsilcisiyle. İnönü'de Kleberson ve Gökhan Güleç'le 2-0 kazanıp Sofya'ya avantajlı gitmiştik. Ancak orada da 90 dakika içinde 2-0 mağlup durumda olmaktan kurtulamamıştık. Şimdilerde gol atmayı unutan defansif santraforumuz Nobre'nin daha sonra da Bobo'nun golleriyle 120 dakika sonunda 2-2'lik skor ve 4-2'lik genel skorla tur atlamıştık. Bulgar deplasmanları genelde korkutucu olsa da CSKA Sofia L grubuna gelene kadar direkten dönen iki takım Napoli ve Borussia Dortmund'a bakınca buna da şükür diyoruz. Bulgaristan'da oluşacak taraftar desteğimiz de cabası.

Rapid Wien; Son torbadan yine nispeten zor bir kura çektik ancak hedefler büyükse Rapid Wien gibi takımların size engel olmasına izin veremezsiniz. Kadrolarında adı sıkça Türk takımlarının transfer dedikodularında geçen Yasin Pehlivan ve Veli Kavlak gibi iki Türk de var. Burada da taraftar desteğimiz oldukça iyi ölçüde olacaktır. Rapid Wien'in UEFA Avrupa Ligi gruplarına kalırken Asyon Villa'yı eleyip kaldığını da hatırlatalım.

Rakipler kısaca böyle. Eğer bir aptallık yapmazsak ve savunmamızda garip açıklar vermezsek en kötü 2. olarak bir üst tura çıkarız diye düşünüyorum. Kazasız belasız Beşiktaş'ım...