28 Mart 2010 Pazar

Beşiktaş - Eskişehirspor

Maçın üzerinden 15 saat geçti, hâla içim kıpır kıpır. Ne yazsam ne anlatsam inanın bilemiyorum. Mehmet kardeşimizin İnönü'ye gelip futbolcu abileriyle sahaya çıkması mı, tribünde taraftarının arasında olması mı, 20. dakikada 30000 taraftar önünde 2-0 geriye düşüşümüzü mü, ardından son maçlarda klasikleşen Ekrem Dağ-İbrahim Toraman mevki değişimini mi, Ekrem Dağ'ın yine 360 dönüp ama bu sefer adamı çalımlayıp yaptığı ortada Nihat'ın 5.5 ay sonra gol atmasını mı, 31. dakikada gelen golden sonra 60 dakika boyunca Eskişehirspor'u kendi sahasına hapsedişimizi mi, Koray Arslan'ın şımarıklığı sonucu 3 olmayan pozisyonda tüm Beşiktaşlıların yüreklerinin ağzına gelmesini mi, Bobo'nun ofsayt diye sayılmayan golünden sonra Eskişehirspor'un imdadına ilk yarının bitiş düdüğünün yetişmesini mi?

İkinci yarı hız kesmeden kartallar gibi saldırmaya devam edişimizi mi, İbrahim Üzülmez'in muz ortasını mı, Fink'in harika kafası sonrası İvesa'nın mükemmel kurtarışını mı, pozisyonun devamında Bobo'nun Fenerbahçe Türkiye Kupası finalinde golüne benzer bir golle iğne deliğinden topu geçirmesi mi, hız kesmeden ataklara devam etmemiz mi, geçen hafta Sivok'un sakatlanmasından sonra bu hafta Ferrari'nin sakatlanmasını mı, sakatlıktan sonra Mustafa Denizli'nin kadrolu adamı Uğur İnceman'ı küfürler eşliğinde sahaya sürüşünü mü, Uğur İnceman'ın geçen seneden bu yana ilk defa adam gibi bir performans ortaya koyup takımı toparlamasını ve atağa kaldırmasını mı, sonunda harika bir takım oyunuyla 3. golü atışımızı mı, Şili'deki depremden sonra iyi oyununa bir yenisini ekleyen Tello'nun 82'de çıkıp Serdar Özkan'ın girişini mi, 8 dakika içinde 3 pozisyona girip 90 dakika top oynayan futbolcudan daha çok küfür yemesini mi, Beşiktaş'ın arefeyi gösterip bayramı göstermemesini mi? Neyi konuşalım dün geceyle ilgili. Bence Mehmet kardeşimizin o gözündeki mutluluk ve evine boynu bükük bir şekilde dönmeyecek olması dün gecenin ana temasıydı. Şampiyonluk mu? Şu skordan sonra gümbür gümbür geliyoruz...

27 Mart 2010 Cumartesi

Taegukgi Hwinalrimyeo

İngilizce'ye "The Brotherhood of War" diye çevrilen Güney Kore yapımı savaş filmi. Oldukça etkileyici savaş sahneleri, dram, aksiyon her birşey var filmde. Hollywood'tan çıkmış olsaydı ortalığın tozunu alırdı. 12 milyon dolar civarı bir bütçeye sahip olduğu söyleniyor araştırdığım kaynaklarda ama Saving Private Ryan'la veya Enemy at the Gates'le karşılaştırınca olağanüstü güzellikler çıkıyor ortaya, hatta Saving Private Ryan ve Enemy at the Gates, Bebek Firarda gibi kalıyor. Savaş filmleri kategorimde rahatlıkla ilk 3'e sokabilirim. Yer yer Call of Duty, Medal of Honor oynadığınızı bile sanabilirsiniz. O kadar sürükleyici... Filmi izlemeyenler için kısacık bi konu anlatmak gerekirse; 1950'li yıllarda Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki savaşın ortasında kalan 2 kardeşin hayatını anlatıyor. Imdb'de 8.1 almış film. Asya sinemasında şu ana kadar seçimlerimde hiç yanıldığım olmadı. Uzak doğu'dan devam etmeyi düşünüyorum. İyi seyirler...

26 Mart 2010 Cuma

Tv'de Hafta Sonu

26 Mart Cuma
20:00 İBB-Bursaspor / Lig TV
21:00 Fransa-Turkiye (U17) / (Avrupa Şampiyonası - Elemeler)
21:30 Bochum-Frankfurt / TRT 3

27 Mart Cumartesi
14:30 Ç.Rizespor-Kartalspor / D Spor
14:30 Hearts-Rangers / Futbol Smart
16:30 Bayern Munich-Stuttgart / TRT 3
17:00 Chelsea-Aston Villa / Spormax
19:00 Roma-İnter / NTV Spor
19:00 Beşiktaş-Eskişehirspor / Lig TV
19:30 Leverkusen-Schalke 04 / TRT 3
19:30 Bolton-Man United / Spormax
21:00 Palmeiras-Mirassol / Spormax
21:00 Mallorca-Barcelona / NTV Spor
21:45 Twente-S.Rotterdam / Futbol Smart
22:00 Marseille-Bordeaux / (Fransa Lig Kupası - Final)
22:15 Benfica-Braga / Euro Futbol

28 Mart Pazar
13:00 Burnley-Blackburn / Spormax
14:30 Samsunspor-Altay / D Spor
15:30 Ajax-Groningen / Futbol Smart
16:30 Hoffenheim-Freiburg / TRT 3
17:00 Liverpool-Sunderland / Spormax
18:00 PSG-Boulogne / Kanal A
18:30 M'Gladbach-Hamburg / TRT 3
19:00 Galatasaray-Fenerbahçe / Lig TV
21:00 Corinthians-Sao Paulo / Spormax
22:00 Real Madrid-Atletico Madrid / NTV
22:00 Lille-Montpellier / Kanal A

29 Mart Pazartesi
20:00 Kayserispor-Trabzonspor / Lig TV
20:00 Karşıyaka-Karabükspor / D Spor
21:00 Manchester City-Wigan / Spormax
21:45 Newcastle-N.Forest / Futbol Smart

Bugün Bursaspor, yarın Beşiktaş, pazar Galatasaray-Fenerbahçe. TSL'de dolu bi hafta sonu... Araya serpiştirilmiş Bayern Munich-Stutgart, Marseille-Bordeaux ve Real Madrid-Atletico Madrid maçları... İyi haftasonları dilerim...

25 Mart 2010 Perşembe

Rocky Road Brownie

How I Met Your Mother'ın 5. sezonu, bu hafta yayınlanan dünyanın açık ara en kötü sezon finaliyle bitti. Divxplanet'ten HIMYM sayesinde aşina olduğumuz Mona Rıza ve nazo82 altyazının içine koyduğu ufak bir notta rocky road brownie diye bir tatlıdan bahsetmiş. Merak edip hemen denedim, sonuç oldukça başarılı diyebilirim. Tarifini vereyim yapmak isteyenler için;

Malzemeler;

2 yemek kaşığı kakao
75 gr tereyağı
Çeyrek çay bardağı zeytinyağı
Yarım su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
80 gr bitter çikolata
2 yumurta
3/4 bardak un
1 tutam tuz
1 çay kaşığı karbonat

Üzeri için;

100 gr antep fıstıklı sütlü çikolata
1,5 su bardağı iri kırılmış ceviz ve (veya) fındık parçaları
Haribo marshmallow veya 6-7 adet eti puf'un marshmallow kısmı

Yapılışı;

Fırını 170 dereceye getirin. Çikolata ve zeytinyağı, tereyağı karışımını eritin. Biraz soğuyunca şekeri ekleyip karıştırın. Vanilya ve yumurtaları ekleyerek çırpın. Son olarak un, tuz ve karbonatı ekleyerek karıştırın. Fırın kabına dökerek 20 dakika pişirin. Fırında çok fazla kurumamasına dikkat edin, içinin ıslak kalması iyi olacaktır. Üzeri için çikolataları ve marshmallow'ları küp küp doğrayın. Keki fırından çıkarır çıkarmaz üzerine marshmallow, fındık ceviz karışımı ve çikolataları üzerine serpiştirin. Tekrar fırına vererek 5 dakika daha pişirin. Burada amaç marshmallow'ların eriyerek diğer malzemelere yapışmasını sağlamak. Fırından çıktıktan sonra soğumasını bekleyin ve malzemelerin sertleşmesi için buzdolabında bekletin. Servis edip afiyetle mideye indirin.

Afiyet olsun...

Dear God...

İnternette bu cins harika şeyler var da, işte o topa nedense yıllardır girmedim. Gümrüğe karşı bi alerjim var. Hiç cesaret edip de alamıyorum bu cins şeyleri. Yine de almak isteyen varsa buyursun buradan yaksın...

24 Mart 2010 Çarşamba

Bozuk Saat Hesabı

Beşiktaş tarihinin en kötü yönetiminin bile bozuk saat hesabı yaptığı 2-3 doğrudan biri genç düşmanı Mustafa Denizli izin verirse meyvelerini verecek gibi duruyor. Eski futbolcumuz Daniel Amokachi'nin de katkılarıyla 1-1,5 sene önce Nijerya'da, Beşiktaş futbol okulları açılmıştı. O takımdan çıkan iki isim Nijerya U-17 Milli takımında forma giyiyordu. Biri, aynı zamanda U-17'nin kaptanı da olan defans Fortune Chukwudi (18.11.1992) ve forvet oynayan Stanley Okoro (08.12.1992)... Geçtiğimiz yaz U-17 Dünya Kupası'nda finale kadar çıkan takımda forma giydiler ve finalde İsviçre'ye 1-0 yenildiler. 29 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Kuşadası'nda yapılacak Danone Cup için Nijerya'yla birlikte Türkiye'ye gelecek olan ikili yaşlarının büyük olması nedeniyle turnuvada oynayamayacak. İkisi de fırsat bu fırsat deyip kendilerini A2 antremanlarında Mustafa Denizli'ye kabul ettirmeye çalışacaklar. Uzun süredir siyahi bir forvetimiz olmamıştı. Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek...

23 Mart 2010 Salı

Başımız Sağolsun

Türk futbolu çok önemli bir ismi kaybetti. Yaşım elverdiğince, Seba'dan sonra gördüğüm en centilmen en saygılı futbol adamını, eski Galatasaray başkanını pankreas kanseri yüzünden dün 23.47'de kaybettik. Türk futbolunun ve Galatasaray camiasının başı sağolsun...

Metro 2033

S.T.A.L.K.E.R Shadow of Chernobyl'in yapımcısı Ukrayna şirketinden bir yeni oyun daha. Dmiry Glukhovsky isimli Rus yazar'ın romanından uyarlanmış oyun. Oldukça etkileyici grafikleri olduğunu söyleyebilirim. Yeni başladım, 1 saat falan oynama imkanım oldu. Battlefield : Bad Company 2'yi bitirdiğim an bu oyuna başlayacağım. İşte bir kaç screen shot;

19 Mart 2010 Cuma

Kasımpaşa - Beşiktaş

Bu maçın seçilmişi Yusuf'tu herhalde. Patates tarlası gibi zeminde Yusuf'u kullanmak ilginç bir karardı ve bunu anca Mustafa Denizli yapardı. Ekrem bir maç sol açıkta bir maç sağ bekte bir maç orta sahada herifin de beyni sulanmıştır. Tüm bunlara rağmen maça fırtına gibi girdik. Holosko zaten hiç bir zaman gol vuruşları çok iyi bir futbolcu olmamıştı ama daha 5. dakikada kaleciye nişanladığı top gol olsa maç çok farklı bir hal alabilirdi. 20. dakikada Holosko'nun, Bobo'nun presi ve harika pasıyla hareketlendiği pozisyonda ise golü kaçırmasının tek sebebi lanet sahaydı. Kaleciyi geçmek istedi top diz kapağına geldi. Federasyon milyonlarca dolar yayın ihalesi için para almasını biliyorsa onun 3ünü 5ini de takımlara dağıtsın. Ya da böyle sahada maç yaptırmasın. Futbolun ağzına sıçıyorlar. Her iki takım da 5 metre yanındaki adama yerden pas verirken top 3 kere sekip öyle gidiyordu. İlk yarıda Rüştü'nün de kritik kurtarışları vardı.

İkinci yarıya yine aynı kadroyla çıktık ve tam bir Beşiktaş şanssızlığı yaşadık. Kendimi bildiğimden beri futbol maçı izlerim. Daha hiç bir maçta bir oyuncunun mide spazmı yüzünden sahayı terkettiğine şahit olmamıştım. Bugün bunu da gördüm. Söz konusu Beşiktaş olunca pek de şaşırmamak gerek aslında. Sivok çıkınca İBB maçındaki yazımda da belirttiğim gibi Çağdaş Atan - Adem Dursun ikilisinden sonra Beşiktaş defansına gelmiş en kötü oyuncu olan İbrahim Kaş oyuna girdi. Bir gözlemim vardı defansla ilgili. Bu maçtan sonra artık eminim. İbrahim Üzülmez-Ferrari-Sivok-x defansı Türkiye liginin açık ara en iyi defansıyken Ferrari'nin ya da Sivok'un bir şekilde ilk 11'den ayrı kaldığı maçlarda defansımız ligin en kötü defanslarından biri oluyor. İşte böyle garip defans kurgusunda sağ bek (!) Ekrem de kendinden kalıplı ve boylu Gökhan Güleç'in arkasında kalınca golü kalemizde gördük. Daha sonra 3.5 milyon euro'luk adam ile 10.5 numara sushi-boy oyuna girdi. O dakikalarda Kasımpaşa'nın 3e 2 gelip altıpastan dışarı attığı bir pozisyon var maçın dönüm noktası oldu. 10 dakika sonra Tabata harika getirdi, müthiş bir pas verdi. Tello da köşeyi çok net gördü. 2 dakika sonra bir duran topta Tello ön direk sevdasından kurtulup altıpasa doğru vuruşu kullandı ve Bobo uçan kafayla takımı bi anda öne geçirdi. 2-1'den sonra defans yapmak gerekiyordu ama Ernst'in, Sivok'un çıkmasından sonra bu pek mümkün olmadı. Beşiktaş tarihinin en kötü defanslarından İbrahim Kaş rakibini ceza sahası yayı üzerinde döndürdü ve daha oyuna 1 dakika önce giren Şahin Rüştü'nün solundan topu ağlara gönderdi. 2-2'den sonra elimizdeki mevcut ofansif oyuncularla tekrar saldırmaya başladık. 90. dakikada Tabata'nın yaptığı preste Bobo defanstan harika sıyrıldı top Tello'nun önünde kaldı ilk golden çok daha kolay bir pozisyonda golü yapamayınca şampiyonluk ve Avrupa yolunda çok çok önemli bir darbe aldık. Galip gelseydik Galatasaray'ın Trabzonspor'la karşılaşacağı haftada iyi bir avantaj yakalayabilirdik. Buna İbrahim Kaş engel oldu. Beddua etmeyi hiç sevmem ama tez zamanda Gökhan Zan hastalığına yakalan da düş Beşiktaş'ın yakasından nereye gidersen git, yeter ki git...

Tv'de Hafta Sonu

19 Mart Cuma
20:00 Kasımpaşa-Beşiktaş / Lig TV
21:30 Köln-M'Gladbach / TRT 3

20 Mart Cumartesi
13:30 Göztepe-Çorumspor / Yeni Asır Tv
13:30 Bucaspor-Karabükspor / D Spor
13:30 RKC-Ajax / Futbolsmart
16:30 E.Frankfurt-B.Münih / TRT 3
17:00 Stoke-Tottenham / Spormax
19:00 Fenerbahçe-Gaziantespor / Lig TV
19:20 Bistol City-Newcastle / Eurofutbol
19:30 Arsenal-West Ham / Spormax
19:30 Dortmund-Leverkusen / TRT 3
20:45 PSV-Twente / Futbolsmart
21:00 Real Madrid-Gijon / NTV
21:45 Palermo-İnter / NTV Spor
22:00 Palmeiras-Ponte Preta / Spormax
22:00 Lens-Sochaux / Kanal A
21 Mart Pazar
13:00 Zenit-Sprtak Moskova / Spormax
13:30 Altay-Adanaspor / D Spor
15:30 Manchester United-Liverpool / Spormax
16:00 Milan-Napoli / NTV Spor
16:30 Hamburg-Schalke 04 / TRT 3
18:00 Blackburn-Chelsea / Spormax
18:00 Bordeaux-Lille / Kanal A
18:30 Wolfsburg-H.Berlin / TRT 3
19:00 Trabzonspor-Galatasaray / Lig TV
20:00 Boca Juniors-River Plate / NTV Spor
21:45 Sampdoria-Juventus / NTV
22:00 Marseille-Lyon / Kanal A
22:00 Real Zaragoza-Barcelona / NTV Spor
22:00 Gremio-Corinthians / Spormax

22 Mart Pazartesi
20:00 Bursaspor-Denizlispor / Lig TV
20:00 Konyaspor-Rizespor / D Spor

Federasyon'un embesilce fikstürü sayesinde Pazartesi'den sonra Cuma günü tekrar sahadayız. Yılmaz Vural'ın yönettiği takımlardan oldum olası çekinmişimdir. Ligin boyunun kısaldığı haftalarda artık hiç bir takımın puan kaybına tahammülü yok. Oldukça zor bir maç geçeceğe benziyor. 90 dakika bıçak sırtında otursak da kazanan biz olalım. 3 puandan sonra da çeşitli totemlerle Bursaspor'un, Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin puan kaybını bekleyelim. Cumartesi günü pek dikkatimi çeken maç yok. Göztepe-Çorumspor maçına bi aksilik çıkmazsa gitmeyi düşünüyorum. Sinir harbi olacak bir maç... Pazar günü ise harika iki maç var. Manchester United-Liverpool ve Boca Juniors-River Plate. İyi hafta sonları...