Team 17 bu sıcak yaz günlerinde pimi çekti, bombayı bıraktı. Oyun Worms 2 ve Worms Armageddon zamanında efsaneleşen oyun 3D isteğiyle sarpa sarmıştı. Daha sonra son zamanlardaki en stabil Windows sürümü olan Windows 7'nin çıkmasıyla Worms 2 ve Armageddon W7 ile uyum sağlayamamış ve benim gibi solucan manyaklarını acaba tekrar Windows XP mi kursam diye düşündürmüştü. Artık böyle bir dert de kalmadı. 2010 model solucanlarla heyecan kasırgasına devam edebilir, multiplayer modda dostu dosta düşürebiliriz. Silah çeşitliliği oldukça azalmış gibi gördüm şu 1 haftadır oynadığım süreçte. İlk gözüme çarpan eksikler; Super Banana Bomb, Super Sheep, Old Woman, Priceless Ming Wase, Mad Cow oldu. Bunlar oyuna zevk katan detaylardı, belki de ufak bir güncellemeyle bunları da ilerleyen aylarda çıkarırlar. Her ne olursa olsun Windows 7'de Worms zevkini tekrar yaşamak bile eğlenceli. Teşekkürler Team 17.
6 Eylül 2010 Pazartesi
Worms Reloaded
Team 17 bu sıcak yaz günlerinde pimi çekti, bombayı bıraktı. Oyun Worms 2 ve Worms Armageddon zamanında efsaneleşen oyun 3D isteğiyle sarpa sarmıştı. Daha sonra son zamanlardaki en stabil Windows sürümü olan Windows 7'nin çıkmasıyla Worms 2 ve Armageddon W7 ile uyum sağlayamamış ve benim gibi solucan manyaklarını acaba tekrar Windows XP mi kursam diye düşündürmüştü. Artık böyle bir dert de kalmadı. 2010 model solucanlarla heyecan kasırgasına devam edebilir, multiplayer modda dostu dosta düşürebiliriz. Silah çeşitliliği oldukça azalmış gibi gördüm şu 1 haftadır oynadığım süreçte. İlk gözüme çarpan eksikler; Super Banana Bomb, Super Sheep, Old Woman, Priceless Ming Wase, Mad Cow oldu. Bunlar oyuna zevk katan detaylardı, belki de ufak bir güncellemeyle bunları da ilerleyen aylarda çıkarırlar. Her ne olursa olsun Windows 7'de Worms zevkini tekrar yaşamak bile eğlenceli. Teşekkürler Team 17.
2 Eylül 2010 Perşembe
1 Eylül 2010 Çarşamba
Fatih Tekke
AÇIKLAMA:
Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:
Şirketimiz, futbolcu Fatih Tekke'nin transferi konusunda görüşmelere başlamıştır.
750,000 € bonservis ve Fatih'e 1,5 milyon TL garanti + 40,000 TL maç başına paraya anlaşıldığı söyleniyor. Şu bir gerçek ki 20-30 milyon € arasında bir maliyeti olacak olan Robinho'dansa daha faydalı olacaktır. Yerlerde sürünen yerli kalitesini de bir kademe yükselteceği aşikar. Yaşından dolayı yedek kalmayı da bir sorun etmeyecek ve Nobre'den daha faydalı olacaktır. Sadece kafamı kurcalayan nokta şu; Schuster ara paslarına hareketlenen hızlı bir forvet istemişti. Bitiriciliği üst noktada, top tekniği iyi bir forveti kadromuza kattık ancak hocamızın istediği hız ne yazık ki Fatih Tekke'de yok. Uğur İnceman'ın da sözleşmesi feshedildi. Bir de son dakika golüyle Erhan Güven'i yolllayabilsek güzel bir sezon bizi bekliyor olacak. Hoşgeldin Karadeniz'in çocuğu...
Açıklanacak Özel Durum/Durumlar:
Şirketimiz, futbolcu Fatih Tekke'nin transferi konusunda görüşmelere başlamıştır.
750,000 € bonservis ve Fatih'e 1,5 milyon TL garanti + 40,000 TL maç başına paraya anlaşıldığı söyleniyor. Şu bir gerçek ki 20-30 milyon € arasında bir maliyeti olacak olan Robinho'dansa daha faydalı olacaktır. Yerlerde sürünen yerli kalitesini de bir kademe yükselteceği aşikar. Yaşından dolayı yedek kalmayı da bir sorun etmeyecek ve Nobre'den daha faydalı olacaktır. Sadece kafamı kurcalayan nokta şu; Schuster ara paslarına hareketlenen hızlı bir forvet istemişti. Bitiriciliği üst noktada, top tekniği iyi bir forveti kadromuza kattık ancak hocamızın istediği hız ne yazık ki Fatih Tekke'de yok. Uğur İnceman'ın da sözleşmesi feshedildi. Bir de son dakika golüyle Erhan Güven'i yolllayabilsek güzel bir sezon bizi bekliyor olacak. Hoşgeldin Karadeniz'in çocuğu...Dağ Başını Duman Almış
31 Ağustos 2010 Türkiye - Yunanistan Dünya Basketbol Şampiyonası Zaferi Sonrası...
31 Ağustos 2010 Salı
30 Ağustos 2010 Pazartesi
29 Ağustos 2010 Pazar
10-11 | Karabükspor - Beşiktaş
Ligin 3. haftası ve biz hâla adam gibi zeminde oynayabilmiş değiliz. Takım top oynamak istedikçe zemin çok büyük engel oluyor, Beşiktaş'ı bozmaya çalışan rakiplerin işine geliyor. Bugün yine Karabük'te patates tarlasından hallice bir zeminde oynandı maç. Böyle büyük meblağlar ödenip oyuncuları bu zeminde oynatmak anca Türkiye'de olur herhalde. Federasyonun kendi bütçesinden -atıyorum 1'er milyon euro- para ayırıp ne bu hal kardeşim, şu zeminleri düzeltin demesi çok zor olmasa gerek.
Zemin konusundaki yakarışlardan sonra geçelim maça. Schuster yönetiminde aşağı yukarı 10 maçı devirdik. Bundan sonra hocanın kafasında büyük değişimler olmazsa 2 farklı öne geçene kadar maçları diken üstünde izleyeceğimiz, 2 farklı öne geçtikten sonra da maçı farka götüreceğimiz gözüküyor. Rakibe yine 5+ pozisyon verildi, defans yine orta sahaya çıktı. Oyunu rakip sahaya yıkıldı, kontralarda arkaya adam kaçırıldı. Maçtan önce Mustafa Denizli'den fikir aldığını düşündüğüm Schuster'in iki sürpriz yumurtası Tabata ve Nobre ile ilk yarıyı üstünlüğümüzle kapandı. İtiraf etmek gerekir ki ilk yarıda oynadığımız oyunla soyunma odasına önde gitmek futbolun adaleti olmadığını ispatlar nitelikteydi.
İkinci yarıda skorun da vermiş olduğu avantajla zemin el verdiğince ayağa toplarla dikine kaleye gidildi. Quaresma sihrini yine yarattı, penaltıyı yaptırdı. Guti, Beşiktaş formasıyla ligde ilk golünü penaltıdan attı. Ardından Quaresma ikinci yarıdaki etkili oyununun ödülünü takımın 4. golünü atarak aldı. O da ligde ilk golünü attı. Sonuç olarak takım deplasmanda 4-1 kazandı, Nobre 8 ay sonra, Guti ve Quaresma da ligde ilk defa gol attı ama oyun yine kafalarda soru işareti oluşturdu. Allah'tan maçtan sonraki basın toplantısında Schuster çok pozisyon verdiklerinin farkında olduklarını ve bunu çözmek için çalışacaklarını söyledi. Önümüzdeki haftaki milli maç arasından sonra Ankaragücü İnönü'ye geliyor. Ardından Saraçoğlu deplasmanına gidiyoruz. Bu oyunla işimizin çok ama çok zor olacağı aşikar. Golü öyle ya da böyle buluyoruz ama defansımıza bir çözüm bulmamız gerekmekte. Bunun ilacının da Schuster'de olduğunu ümit ediyorum...
27 Ağustos 2010 Cuma
UEFA Avrupa Ligi Grup Kuraları
Sonunda bu günleri de gördük. Beşiktaş ilk defa torbalarının en güçlü takımlarını çekmedi Avrupa'da. Kenan Öner - Serdal Adalı faktörü böyle oluyor demek ki. Büyüksün Serdal başgan.Porto; 2 sene önce kötü kadromuzla Şampiyonlar Ligi'nde eşleşmiş, İnönü'de başabaş oyun ortaya koymuş 90+1. dakikada Quaresma'nın golüyle 1-0 mağlup olmuştuk. Quaresma o maçta taraftarı mest etmiş, maçtan sonra formasını tribünlere atmış Beşiktaş taraftarının 2 yıl Quaresma diye bağırmasına sebep olmuş ve sonunda siyah-beyazlı formayı sırtına geçirmişti. Şimdi onlar düşünsün denir ya aynen öyle. Bu yaz Bruno Alves gibi önemli futbolcularını kaybettiler. Ama hâla takımda Raul Meireles, Radamael Falcao, Helton ve benim çok beğendiğim bir forvet olan Hulk gibi yıldızları var. Kim bilir bundan iki yıl sonra belki Hulk da Beşiktaş forması giyer.
CSKA Sofia; 2006-2007 sezonunda karşılaşmıştık Bulgar temsilcisiyle. İnönü'de Kleberson ve Gökhan Güleç'le 2-0 kazanıp Sofya'ya avantajlı gitmiştik. Ancak orada da 90 dakika içinde 2-0 mağlup durumda olmaktan kurtulamamıştık. Şimdilerde gol atmayı unutan defansif santraforumuz Nobre'nin daha sonra da Bobo'nun golleriyle 120 dakika sonunda 2-2'lik skor ve 4-2'lik genel skorla tur atlamıştık. Bulgar deplasmanları genelde korkutucu olsa da CSKA Sofia L grubuna gelene kadar direkten dönen iki takım Napoli ve Borussia Dortmund'a bakınca buna da şükür diyoruz. Bulgaristan'da oluşacak taraftar desteğimiz de cabası.
Rapid Wien; Son torbadan yine nispeten zor bir kura çektik ancak hedefler büyükse Rapid Wien gibi takımların size engel olmasına izin veremezsiniz. Kadrolarında adı sıkça Türk takımlarının transfer dedikodularında geçen Yasin Pehlivan ve Veli Kavlak gibi iki Türk de var. Burada da taraftar desteğimiz oldukça iyi ölçüde olacaktır. Rapid Wien'in UEFA Avrupa Ligi gruplarına kalırken Asyon Villa'yı eleyip kaldığını da hatırlatalım.
Rakipler kısaca böyle. Eğer bir aptallık yapmazsak ve savunmamızda garip açıklar vermezsek en kötü 2. olarak bir üst tura çıkarız diye düşünüyorum. Kazasız belasız Beşiktaş'ım...
Helsinki - Beşiktaş
2-0'lık ilk maç sonrası işimizi kolaylayarak çıkmıştık. Bir de üstüne bu sene henüz normal bir gole imza atmayan Quaresma'nın erken golü eklenince maç antreman havasında geçti. Quaresma-Guti-Cenk döktürdü. Allah Cenk'i bulup getirenden razı olsun. Ligdeki çoğu takım iyi bir yedek kaleci bulmakta zorlanırken bizim 3 tane birbirinden iyi kalecimiz var, maşallah. Guti de Beşiktaş formasıyla ilk golünü attı. Hâla tam hazır değil, maç kondüsyonuna ulaşınca daha da etkili olacaktır. Yine de 4-0'lık sonuç kimseyi şaşırtmasın. Defansta uyum sorunu devam ediyor. Böyle küçük takımlara pozisyon veriyoruz değerlendiremeyebiliyorlar ama yarın öbür gün Avrupa Ligi gruplarında, derbilerde, ligin kalbur üstü takımlarıyla yapılan maçlarda rakip forvetler bu pozisyonları affetmezler. Aman diyelim.
Necip ayrı bir paragrafı geçen seneden beri hakediyor. Son günlerde moda deyiş olan box-to-box orta saha olayının birebir vücut bulmuş hali bu çocuk. Çocuk, çünkü 1991 doğumlu. Ama sanki 27-28 yaşındaymışçasına bir olgunlukta oynuyor. Defansta ön sezileri çok kuvvetli. Kimi zaman rakibe sertliğin dozunu kaçırsa da yiyeceği 1-2 kırmızı kart aklını başına getirecektir. Ofansta ise Guti çok büyük şans kendisi için. Guti'nin şu iki sene içinde etinden sütünden yararlanması lazım. Zaten akıl almaz bir oyun görüşü ve soğuk kanlılığı var. Bir de buna pas ve şut tekniğini eklerse tadından yenmez. Takımın 3. golünde Beşiktaş'ın çocuğu Nihat Kahveci ortaladı, Necip Beşiktaş'tır sloganından Necip kafayla Avrupa kupalarındaki ilk golünü attı. Quaresma transferi sonuçlanırken bir dedikodu vardı; Inter yöneticileri Necip için söz almışlar. İnanırım. Ki böyle giderse Necip'i Beşiktaş formasıyla 2 sene daha izleriz en fazla. Allah sakatlıklardan, nazarlardan korusun seni. Necip Beşiktaş'tır!
Şimdi gözler 3. torbadan çekeceğimiz Borussia Dortmund'da. Nyon'a gidecek Beşiktaş temsilcileri Allah'ınız varsa abdest alın da gidin...
26 Ağustos 2010 Perşembe
Marco Mehmet Aurelio
"Öncelikle kontrat olarak gerek garanti ücreti gerek bonservissiz alınışı gerekse takımın ihtiyacı göz önüne alındığında harika bir transfer. Unutmayalım ki ülkedeki defansif orta saha yokluğundan ya da olanların kalitesizliğinden bu adam zamanında Türk yapılmış ve milli takıma seçilmişti. Bu kriterlerle birlikte müthiş bir transfer yaptığımızı söyleyebilirim. Ernst ve Necip'i yedekleyebilecek zamanı gelince onlar yerine oynayıp rotasyonu oluşturabilecek Türk bir orta sahamız oldu. Hem de makul sayılabilecek bir ücrete.
Gelelim işin etik kısmına... Transfer sonuna kadar mide bulandırıcıdır. Üzerinde Beşiktaş forması bulunan bir futbolcuya arkadan saldırmak kepazeliğin önde gidenidir. Zamanında bu hareketinden dolayı Aurelio itin götüne sokulmuştur. Şimdi ama Ricardinho küfür etmese Aurelio da vurmazdı demek de en az Aurelio'nun yaptığı kadar kepazece bir davranıştır. Bu transferle bazı sarı lacivert renkli insanlar dalga geçecek konu bulduklarını zannediyorlar. Unutmasınlar ki taraftarına camiasına ana avrat söven bir futbolcuyu alıp baş tacı yaptılar, kaptanlığa kadar yükselttiler. Keza Fatih Akyel ve Emre Belözoğlu da cabası. Herkes önünden yesin. Kimse hasetlik yapmasın. Aurelio çıkıp topunu oynar. Kimi zaman protestolara göğüs gerer, kimi zaman iyi oyunundan sonra alkışlanır. Ama asla ve asla tribün ile oyuncu arasında bir sevgi bağı olmayacaktır. Kulübün büyük hedeflerinde kulübe hizmet edecek ve parasını alıp yoluna bakacaktır. Bundan fazlasını da Beşiktaş taraftarı kendisinden beklemiyor, Aurelio da ekstra bir destek beklemesin.
Bu hamleden sonra güzel bir haber daha geldi Schuster kanadından. Helsinki rövanş maçı öncesi Erhan Güven ve Uğur İnceman Helsinki'ye götürülmedi. Bildiğim kadarıyla iki ismin de bir sakatlığı falan yok. Umarım tez elden bir sağ bek alınıp Erhan'a yol verilir. Aurelio transferinden sonra Uğur ise zaten gidecektir. Transfer sezonunun bitmesine kaldı 4-5 gün. Son bir hamleyle bitiriciliği yüksek bir forvet ve sağ bek aldık mı takımda eksik gedik kalmayacak. Performans olarak şu an için birşey söylemek zor ancak kağıt üstünde bu takım Beşiktaş tarihinin en etkili takımlarından biri olmuştur. Top şimdi Schuster'de. Umarım inatlarına devam etmez...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


